İşte Topbaş'ın damadının savunması

FETÖ'nün iş dünyası yapılanmasına yönelik kapatılan Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve üye şirketlerine yönelik 21'i tutuklu 86 sanık hakkında açılan davanın 9. duruşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı tutuklu sanık Ömer Faruk Kavurmacı savunmasını yaptı.

İşte Topbaşın damadının savunması
06 Aralık 2017 Çarşamba 15:06 tarihinde eklendi.
FETÖ'nün iş dünyası yapılanmasına yönelik kapatılan Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ve  üye şirketlerine yönelik 21'i tutuklu 86 sanık hakkında açılan davanın 9. duruşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye eski Başkanı Kadir Topbaş'ın damadı tutuklu sanık Ömer Faruk Kavurmacı savunmasını yaptı. 
 
Kavurmacı, 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'nda hükümeti alenen tehdit ettiği belirtilen Rızanur Meral'in açılış konuşmasına ilişkin, “TUSKON Genel kuruluna katıldım. Rızanur Meral'in konuşmasını ayağa kalkmayarak alkışlamayarak, protesto ettim" dedi.
 
 
 
 
TÜM SUÇLAMALARI REDDEDİYORUM 
 
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin karşısında bulunan duruşmada savunmasını yapan işadamı Ömer Faruk Kavurmacı mal varlıklarına el konulduğunu, şirketlerine kayyum atandığını, hakkındaki suçlamalara da tek tek cevap vereceğini söyleyerek, “Tüm suçlamaları reddediyorum" ifadelerini kullandı. 
 
 
 
 
“FETÖ ÜYESİ DEĞİLİM"
 
“Terör örgütü FETÖ üyesi değilim" diyen sanık Kavurmacı, “Örgütün propagandasını yapmadım.  Pensilvanya'ya gitmedim. Fotoğraf çektirmedim.  Devletimin her zaman yanında oldum, olmaya da devam edeceğim" dedi.
 
52 yıl önce kurulmuş, 4200 çalışanı olan, 500 adet perakende satış mağazası olan ve  yıllık 1 milyon cirosu bulunan  bir şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu söyleyen sanık Kavurmacı şunları söyledi: “FETÖ'ye finans sağlamadım. Şahsi mal varlığım bulunmamaktadır. Hanlarım, yatlarım, katlarım olsun istemedim. Kazancımı ülkemizin hizmetine sundum, istihdam imkanı sağladım. Kazandığımızı yatırıma dönüştürdük, hep daha fazla üretim ve istihdam için çalıştık.  Kayıt dışı bir tek işlemim bulunmamaktadır. 2013-2015 yılları arasında vergi denetimlerinde eksiklik ve usulsüz bir tek işleme rastlanılmamıştır. Gerek vergi dairesi, MASAK raporlarında da terör örgütü FETÖ /PDY ile işbirliğime rastlanılmamıştır. Suç sayılacak işleme rastlanılmamıştır"       
 
 
 
 
“KADİR TOPBAŞ'IN ADI FETÖ İLE YAN YANA GETİRİLMEK İÇİN FIRSAT OLUŞTURULDU"
 
Yazılı ve görsel basında ve sosyal medyada kendisinin FETÖ'cü ilan edildiğini ve iftira atıldığını belirten Kavurmacı, “ Aile şirketlerim terör örgütü FETÖ'ye finans sağladığı iddia edildi. İlgisi ve alakası olmayan kayınpederim Kadir Topbaş'ın adı da terör örgütü FETÖ ile yan yana getirilmek için adeta bir fırsat oluşturuldu. Bu yargılamalarda tüm gerçekler ortaya çıkacaktır. Toplum vicdanı arkasına gizlenenler, beni karalamak isteyenlerin umudu boşa çıkacaktır.  Damadı FETÖ'cü diye bana ve aileme iftira atıldı. Kendimi ifade edemeden suçlu ilan edildim"  diye konuştu.  
 
 
 
 
MAHKEME BAŞKANI: ALGIYA DEĞİL OLGUYA BAKARIZ 
 
Kavurmacı savunmasında “Medyada gerçekle ilgisi olmayan suçlamalarda bulunuldu. Toplum vicdanlarında mahkum edilmem için yapıldı" demesi üzerine mahkeme başkanı Ali Öztürk, Basının manşetleri bizi ilgilendirmez. Algıya değil olguya bakarız" diyerek sanığın savunmasına devam etmesini istedi. 
 
 
 
 
“ADETA GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLDİM"
 
9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyleyen Kavurmacı, “Tahliye gerekçelerinden biri olan  sağlık  konusu medyada tek gündem haline getirildi. Epilepsi hastasıyım. İçerde tutuklu kaldıktan 21 gün sonra epilepsi krizi geçirdim. 2 defa hastaneye kaldırıldım. Halen ilaç kullanıyorum.  Tahliye edildim. Kaçtığım haberleri yapıldı. Tutuklanıncaya kadar bu haberler devam etti. Rızanur Meral hakkında bir tek yazı yazılmazken, hesap sorulmazken konuşmayı alkışlamayan benden hesap sorulmasını anlamadım. Adeta günah keçisi ilan edildim" dedi.  
 
 
 
 
“RIZANUR MERAL'İ AYAĞA KALKMAYARAK, ALKIŞLAMAYARAK PROTESTO ETTİM"
 
Kavurmacı, 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'nda hükümeti alenen tehdit ettiği belirtilen Başkan Rızanur Meral'in konuşmasına da değinerek, “TUSKON Genel kuruluna katıldım. Rızanur Meral'in konuşmasını ayağa kalkmayarak alkışlamayarak protesto ettim. Rıza Nur Meral'in hükümeti alenen tehdit ettiği konuşmayı önceden bilmiyordum" dedi. Kavurmacı ayrıca söz konusu 1 Mart 2014'te TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu'na ilişkin kendisiyle ilgili 2 dakikalık görüntüyü izletmek istedi. Mahkeme Başkanı Öztürk de yargılama usulünde böyle bir şey olmadığını gerekirse bilirkişi tarafından söz konusu görüntülerin inceletilebileceğini söyledi.
 
 
 
 
ZENGİNER'İN İFADESİNE DEĞİNDİ
 
Tutuklu işadamı Mehmet Zenginer'in geçtiğimiz günlerde verdiği ifadesinde, “Orada alkışlamayan kimse yoktu" şeklinde ifade verdiğini hatırlatan sanık Kavurmacı, “Zenginer ile aramda 7 kişi vardı. Herhalde bir yanlışlık var. Alkışlayıp, alkışlamadığımı görmesi mümkün değil" diye konuştu. 
 
 
 
 
“İHANETİ ALKIŞLAMADIM AMA TUTUKLUYUM"
 
TUSKON'A ticaret amaçlı üye olduğunu, TUSKON Genel Başkanı Rızanur Meral ile birkaç gezi dışında herhangi bir arkadaşlığının olmadığını belirten Kavurmacı, “2015 yılında başlatılan soruşturmada Meral'in kimlerle irtibatlı olduğu tepsit edilmiştir. Rızanur Meral ile görüşmede bulunmadığım ortadadır. TUSKON üyeliğimin FETÖ üyeliğiyle eş tutulması yasaya aykırıdır. TUSKON'dan resmi olarak ayrılan ben tutukluyken, isifasını sözlü olarak beyan edenler tutuksuz olarak yargılanmaktadır. Genel kurulan 1000 kişi katıldı. Hangi kriterlere göre soruşturma yapıldı bilmiyorum. Ancak şu anda 21 tutuklu 86 sanık olarak karşınızdayız. İhaneti alkışlamadım ama tutukluyum. Bir kısım tutuksuz yargılanıyor. İhaneti gördüm ve Noter aracılığıyla 2014 yılının Haziran ayında istifamı ettim. Nerede nasıl istifa ettiği belli olmayanların tahliyelerine karar verildi" şeklinde konuştu. 
 
 
 
 
“ÖDENEN PARALAR TAZMİNAT VE MAAŞLARDIR"
 
FETÖ ile irtibatlı olan kişilere elbise satılması nedeniyle şirktetlerine el konulmasının izah edilebilir bir durum olmadığını söyleyen Kavurmacı, iddianamede de  2 çalışanına da ödediği maaşlar nedeniyle suçlandığını söyledi. Söz konusu 2 çalışanın FETÖ üyesi olduğunun iddia edildiğinin , bu kişilerin ne şekilde işe alındığını ve ne şekilde iş aktinin fesh edildiğini bilmediğini, ancak ödenen paraların tazminat ve maaşları olduğunu anlattı. 
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla 2 oğlunu Fatih Kolejinden aldığını ve başka okula naklinin yaptırdığını söyleyen Kavurmacı, “Okula ödenen 13 bin 600 TL'de 2013-2014 yılına ait okul taksidi parasıdır. Bu bile FETÖ ile irtibatlı olmadığımın delilidir" dedi.
 
 
 
 
“İLK İSTİFASINI SUNAN BENİM"
 
Kavurmacı savunmasını şu sözlerle tamamladı: Tüm mal varlıklarıma el konulmuştur. Devletimden ve milletimden kaçıracağım tek kuruşum yoktur. Ben bu milletin bir ferdiyim. Gelirim yok. Yaşam hakkımız elimizden alındı. Tüm deliller toplanmıştır. Şüpheli işlem yoktur. Çekilmez hal alan tedbir kararlarının ve kayyum kararlarının kaldırılmasını talep ediyorum. FETÖ üyesi değilim. Bylock kullanmadım. Bylock'u tutuklandıktan sonra öğrendim. 17-25 Aralık'dan sonra iki oğlumu da Fatih Koleji'nden aldım. Eğitim hayatımda FETÖ'nün yurtlarında kalmadım, okullarında okumadım. Digitürk iptal işlemi gerçekleştirmedim. 2014 yerel seçimlerinde şirketimin önce cephesine Başbakanımızın ve Kadir Topbaş'ın fotoğraflarını astım. AK Partiyi destekledim.Rızanur Meral'i alkışlamadım. TUSKON'dan ilk resmi olarak istifasını sunan benim. 15 Temmuz'dan sonra kaçmadım. Milletimin hizmetinde kalmayı tercih ettim. Pasaportum alınmamasına rağmen pasaportumu emniyete giderek teslim ettim. Vatanını seven, milletini seven bir neferim öylede kalacağım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim"
 
 
 
 
MAHKEME BAŞKANI ÖZTÜRK: AHMET SAİT KAVURMACI NEDEN KAÇMA İHTİYACI HİSSETTİ?
 
Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, “Sen yargıya güveniyorsun, Ahmet Sait Kavurmacı neden kaçma ihtiyacı hissetti?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, “Uzun bir süredir görüşmüyordum" diye cevap verdi.  
 
 
 
 
MAHKEME BAŞKANI ÖZTÜRK: NEDEN 1-2 GÜN İÇİNDE REFLEKS VERMEDİN?
 
Mahkeme Başkanı Öztürk, "TUSKON'dan ne zaman istifa ettin. Ali Rıza Nur Meral'in konuşmasında 'İnlerine gireceğiz' diyor. Senin birinci derecede yakının, siyasetin içinde yakınların var. Rızanur  Meral'in konuşmasının düzeyini eğitim durumuna göre anlayacak durumdasın. Neden 1-2 gün içinde refleks vermedin?" diye sordu. Sanık Kavurmacı da , “Sözlü olarak beyanda bulundum, dilekçe verdim. Kurulda konuşacağız' dediler. Yerel seçimler vardı. Polemik olmasın, onlar beni çıkarsın diye bekledim. Haziran da ben çıktım" şeklinde yanıt verdi. 
 
 
 
 
“REKLAM HİZMETİ BEDELİ"
 
Mahkeme Başkanı Öztürk, “MASAK raporuna göre Zaman Gazetesi FEZA A.Ş.'ye 6 bin 481 bin TL para transferi tespit edilmiş" demesi üzerine Kavurmacı, “Reklam hizmeti bedeli" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, “Belli bir şekilde seçilmiş yayın organı mı?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı, “Bizde kesinlikle öyle bir şey yok" diye yanıt verdi. 
 
 
 
 
“BENİM BULUNDUĞUM TOPLANTILARDA DİLE GETİRİLMEDİ"
 
Mahkeme Başkanı Ali Öztürk, "TUSKON üyesisin. Bir takım himmet, bağış, zekat gibi mali hareketler var, görüyoruz. İşadamına zekat, bağış yapmak dinen uygun değil. Derneklere para girişleri görünüyor. BU konular toplantılarda gündeme geldi mi?" diye sordu. Sanık Kavurmacı, “Benim bulunduğum toplantılarda gündeme gelmedi" diye konuştu.
 
Mahkeme Başkanı Öztürk, “7 Renk Dergisi'ne 156 bin liralık ödeme yapılmış. Bu ödeme nedir?" diye sorması üzerine sanık Kavurmacı da "Bu para 3 yıllık reklam bedelidir" diye cevap verdi. Mahkeme Başkanı Öztürk, “Bu parayla bu dergi kökten satın alınır" diye cevap verdi. Duruşma Kavurmacı'nın hakimlik ve savcılık ifadelerinin okunmasıyla devam ediyor.