Kılıçdaroğlu cezaevine atılırsa ne olur !

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, kimseden ve cezaevlerine atılmaktan korkmadıklarını söyleyerek, "Herkes bilsin ki Kemal Kılıçdaroğlu'nu cezaevine atacak, cezaevine atmayı düşünecek kafalara boyun eğmeyiz. Direnme hakkının ne olduğunu onlara gösteririz" dedi.

Kılıçdaroğlu cezaevine atılırsa ne olur !
29 Kasım 2016 Salı 14:39 tarihinde eklendi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, kimseden ve cezaevlerine atılmaktan korkmadıklarını söyleyerek, "Herkes bilsin ki Kemal Kılıçdaroğlu'nu cezaevine atacak, cezaevine atmayı düşünecek kafalara boyun eğmeyiz. Direnme hakkının ne olduğunu onlara gösteririz" dedi.
 
Diyarbakır'daki temaslarını sürdüren Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba başkanlığındaki CHP heyeti, kahvaltıda basın mensupları ile bir araya geldi. Diyarbakır'daki çalışmalarının olumlu geçtiğini, kente yaptıkları önceki ziyaretlerinden farklı eleştirilerle karşılaştıklarını söyleyen Ağbaba, "Halk, Cumhuriyet Halk Partisine karşı memnuniyetlerini sık sık dile getirdi. Bu yaklaşım bizim için önemli. Diyarbakır bizim için önemli bir ilimiz, maalesef Diyarbakır'da uzun bir zamandan beri belki hak ettiğimiz oyu alamadık. O nedenle çok daha fazla önem gösteriyoruz. Türkiye'nin önemli bir ili olmasından kaynaklı CHP olarak önem gösteriyoruz. Önümüzdeki günlerde de 'Büyük buluşma STK'lar konuşuyor. CHP dinliyor' toplantısını da Genel Başkanımızın katılımıyla burada yapmayı planlıyoruz" diye konuştu. 
 
Türkiye'nin gündeminin yoğun olduğunu vurgulayan Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, şöyle konuştu:
 
"Darbe gerçekleşmiş olsaydı herhalde darbecilerin yapacağı ilk iş meclisi kapatmak olacaktı. OHAL ile meclisin işlevi kayboldu. Meclis şu anda askıya alınmış durumda darbecilerin silahla yapamadığını, tankla, topla yapamadığını, bu hükümet OHAL ile yapmış durumda. Bu darbeyle mücadele değil, muhalefeti susturma operasyonudur. Bir cephe oluşturarak Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'yle birlikte, MHP tabanı demek istemiyorum demiyorum da, ikisi beraber başkanlığa doğru bir yol temizliği yapmaya çalışıyorlar. Ama buna Türkiye'de demokrasiye inanan hiçkimse izin vermeyecektir. Sadece CHP'liler değil, ben inanıyorum ki MHP tabanı da buna karşı gelecektir. Türkiye'de AKP'ye karşı tek muhalefet partisi CHP'dir. Biz bunu böyle olsun istemiyoruz MHP'nin genel başkanı maalesef Tayyip Erdoğan'ın koltuk değneği olmaktadır. Kendi tabanını, kendi siyasi anlayışını bir kenara bırakarak dün söylediklerini inkar ederek Devlet Bahçeli, Tayyip Erdoğan'ın saltanatını kurmak için sarayda mutlu olması için uğraşmaktadır. Türkiye, geçmişte dünyada itibarı olan bir ülkeydi. Ancak şu anda yalnız kalmıştır. Hem AB'ye hem de dünyaya söylemek istiyoruz. Bugün gazetelerde Tayyip Erdoğan'ın İsrail devletine ezanla ilgili ricada bulunduğunu yazıyor. Türkiye'nin düştüğü, geldiği durum budur. Maalesef Türkiye iyi yönetilememektedir. Son dönemlere baktığımızda Türkiye hakikaten bir Ortadoğu ülkesinden farklı değildir."
 
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan CHP'li Ağbaba, hiç kimseden korkmadıklarını ve cezaevlerinin de kendilerini korkutmadığını belirterek, "Bunu da herkes bilsin ki Kemal Kılıçdaroğlu'nu cezaevine atacak, cezaevine atmayı düşünecek kafalara boyun eğmeyiz. Türkiye'nin kurucusu ana muhalefet partisinin liderini kimse bu şekilde aklından bile geçirmesin. O direnme hakkının ne olduğunu onlara gösteririz. CHP'nin tabanı, CHP'liler, milletvekili örgütü bu şekilde sindirilemez, sindirilemez de. Kemal Kılıçdaroğlu bizim liderimizdir onu bu şekilde düşünenlerin bile akıllarını başlarına almasını tavsiye ederim. Eğer birazcık akıl varsa onlarda, bilsinler ki Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu şekilde düşünülmesi bile kabul edilemez. Bizde aklınıza ne geliyorsa şiddeti, tepkiyi göstermekten çekinmeyiz" diye konuştu.
 
'DİYARBAKIR DA BÖLGE DE BİR MAĞDURİYET BİRİKTİRİYOR'
 
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Diyarbakır ve bölgede temel hakların askıya alındığını, Türkiye'nin batısında, "Niye sokakta değiliz, niye insanlar tepki göstermiyor" gibi bir algı olduğunu da ifade ederek, "Diyarbakır'da, bölge de bir mağduriyet biriktiriyor şimdi. O mağduriyet birikintisinin yarın öbür gün neye yol açabileceğini herkesin iyi hesaplaması lazım. Sokakta kimse yok, o nedenle tepki yok anlayışı son derece sığ bir anlayıştır. Gözü kapalı, kulakları sağır bir anlayıştır. Türkiye'nin burasına insanların daha vicdanlı, daha sağduyulu yaklaşacak çözüm önerileri getirilmesi lazım" dedi.
 
Tanrıkulu, Kürt meselesinin kinle, kan davası mantığıyla, öfkeyle çözülmeyeceğini de belirterek, şöyle devam etti:
 
"Türkiye'nin Kürt meselesi şiddetle, çatışmayla da çözülmez, silahlı yöntemle de, terörle de çözülmez. Bütün bunlardan bölge halkı da, bizlerde, yurttaşlarımızda bıktı bu yöntemlerden. Silaha, şiddete, çatışmaya, teröre son verecek yeni bir anlayışın, yeni başlangıcın bir an evvel yapılması ve başlaması lazım. Biz CHP olarak parlamentoda gerçekten üzerimize düşen ne varsa son 5 yılda yapmaya çalıştık. Yinede Türkiye'de Kürt meselesinin parlamentoda sağduyuyla bütün Türkiye ölçeğinde çözülmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Bunun için de Diyarbakır'dan buradan herkesi sağ duyulu davranmaya, herkesi kan davası mantığıyla, kindarlıkla, öfkeyle hareket etmekten uzak durmaya davet ediyoruz. Türkiye'nin Kürt meselesi bizim meselemizdir. Türkiye'nin meselesidir. Bizim meselemiz olmalıdır. Ve Türkiye'nin Kürt meselesini şiddetin, çatışmanın ve terör yöntemlerinin olmadığı bir şekilde parlamentoda siyasi zeminde meşru yollarla çözmek için yeni bir başlangıç yapmalıyız."
 
Canan ALTINTAŞ- Serdar SUNAR/DİYARBAKIR, (DHA)