Kılıçdaroğlu süre verdi: Bitiremezsem siyaseti bırakırım

Sivas'ta konuşan Kılıçdaroğlu,"Söz veriyorum. 4 yıl içinde bu Türkiye'yi terör belasından kurtarmazsam siyaseti bırakırım" dedi.

Kılıçdaroğlu süre verdi: Bitiremezsem siyaseti bırakırım
01 Aralık 2016 Perşembe 17:44 tarihinde eklendi.
'4 YILDA TERÖRÜ BİTİRMEZSEM, SİYASETİ BIRAKIRIM'
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası'nda STK temsilcileri ile kentte tarım ve hayvancılığın sorunları ile ilgili toplantı düzenledikten sonra, konferans salonunda partililerle buluştu. 
 
Konuşmasına Adana'da meydana gelen yurt yangını ile başlayan Kılıçdaroğlu, Adana'da bir yurtta kız çocuklarının hayatını kaybetmesinin son günlerde yaşanan en acı olaylardan biri olduğunu dile getirdi. 
 
Anne ve babalar çocukları daha iyi okusun diye okula gönderdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Daha iyi bir dünyayı yaşasın diye okula gönderirler. Bilgisi, birikimi olsun diye okula gönderirler. Daha rahat iş bulsun, kocasına yüzde yüz mahkum olmasın diye, eli ekmek tutsun, o da çalışsın, o da mücadele etsin diye okula gönderirler. Yurt yoksa her hangi bir yurda gönderirler. Anneler ve babalar dün yüreklerine ateş düşen konuma geldiler. Çocuklar kaybedildi, bir yangın sonucunda. O yurda kim izin verdi, hangi koşullarda izin verildi. Yangın merdivenine açılan kapılar niye açılmadı. O çocukların günahını, acısını kimler çekecek, bunların hiçbirini bilmiyoruz şu anda. Hepsi masum bu çocukların. Anneler babalar çocuklarını getirip yurda teslim ettiler. Sormamız gereken ilk soru şu. Bu coçukları yurda getirmek için neden Türkiye Cumhuriyeti bir yurt kurmadı. Orada bir yurt vardı yıkıldı, neden yeni bir yurt yapılmadı. O anne babalar güven içinde devletin kuracağı yurda getirip çocuklarını teslim edebilirlerdi. Böyle bir imkan sağlansaydı. Eğer bir ülkede hükümet varsa, hükümet kendi halkının çocuklarını sorunu çözecekse, 14 yıldır yurt sorunu neden çözülmez bu ülkede. Ben söz veriyorum. CHP Genel Başkanı olarak söz veriyorum. Fazla değil, 1 yılda Türkiye'de yurt sorunun çözeceğiz. Her anne babanın güven içinde oğlunu, kızını teslim edeceği yurt yapacağız. Bütün imkanları olacak. Sıcak su, soğuk su, yangın merdiveni, kapıları açılacak. Anne baba çocuğunu teslim ederken gözleri arkada kalmayacak. Bunu yaptığımızda bu ülkenin insanlarına hizmet oluruz. Maalesef üzülerek ifade edeyim ki bu yerine gelmiş değil" dedi.
 
'EKSİK OLAN CHP İKTİDARI'
 
Sivas'ın tarihe başkentlik yapmış kadim bir kent olduğunu, ancak son 20-25 yıldır kan kaybettiğini belirten Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:
 
"Milletvekili sayısı sürekli düşüyor. Neden. Nüfus azalıyor. Şu soruyu sormamız gerekiyor. Hiç kimse annesinin, babasının, atalarının mezarının olduğu yerden başka yere gitmek istemez. Kendi doğduğu yerde kazanmak ister, çoluk çocuk sahibi olmak ister. Neden gidiyor. İş bulamadığı için. Peki sosyal devlette iş alanı yaratacak olan kim. Hükümetlerin izleyeceği ekonomi ve sosyal politikalar. Bu politiklalar işsizliğe yol açıyorsa, bu politikalar kırsaldan göç alımına yol açıyorsa, hepimizin oturup düşünmesi lazım. Sivaslı kardeşlerime sormak isterim. Nüfusunuz azalıyor. Fabrikalar azalıyor. Sivaslı bu politikaları izleyenlere oy vermeye devam ediyor. Sonra bana gelip ağlıyor. Bizim fabrikamız yok. Turistik alanlarımız var turistimiz yok. Coğrafyamız çok büyük ama tarımımız batmak üzere, geçinemiyoruz. Ne yapacağız. Koca bir fabrika (Demir Çelik fabrikası) duruyor orada. İşçileri, vardı orada çalışıyordu. İşçilere biz sahip çıktık. Fabrika kapandı. Ne oldu işçiler? Her biri bir yere dağıldı ekmek peşinde. Fabrika üretim yapabilir mi, Elbette yapar. İşçisi, ustası, mühendisi elbette bulunur. Eksik ne. Eksik CHP iktidarı. CHP iktidar olursa bunun hepsi olur. Neden. İnsana değer vereceğiz. Alın terine değer vereceğiz, üretime değer vereceğiz."
 
'SİYASETÇİ CEBİNİ DEĞİL HALKI DÜŞÜNECEK'
 
Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri, üretici birliklerini ziraat odaları başkanlarından kentin tarım ve hayvancılğını dinlediğini belirten Kılıçdaroğlu, 1 litre sütün 1 bardan çaydan ucuz olduğunu anlattıklarını belirterek şöyle dedi:
 
"1 litre sütü elde etmek için hayvanı bulacaksınız, besleyecek bakacak, sütü alacak içilebilir hale getireceksiniz. Bir maliyeti var. Bu kaynaktan Allah'ın verdiği suyu şişeleyip müşteriye vereceksiniz. Nasıl oluyor da su daha pahalı, süt aha ucuz. Nasıl bir bardak çay, 1 litre sütten daha pahalı. Teşvik yeteri kadar verilmiyor. 20 yıl önce kimsenin aklına Türkiye et ithal edecek diye gelmezdi. Saman, et mercimek, nohut, kuru fasulye ithal edecek dense kimsenin aklına gelmezdi. Tamamını ithal ediyoruz. Köylerimiz boşaldı. Nereye gitti bu kardeşlerimiz. Büyük şehir varoşlarına gitti. Hepsi iş ekmek peşinde koşturuyor. Köylerde çoban bulunamıyor. Koyun var, sürü var çoban bulamıyoruz diyorlar. 1300 lira asgari ücretli sigortalı işi tercih ediyor, sigortası var diye. Bu sorunlar çözülür mü, hepsi çözülür. Bütün mesele şu. Siyasetçi cebini değil halkı düşünecek. Kendini ve çocuklarını değil halkın kendini ve bütün çocukları düşünecek. Herkesin iş, aş sahibi olduğunu bir Türkiye'yi nasıl ayağa kaldırabiliriz. Huzuru nasıl sağlarız, bunu düşünecek."
 
'ALGILARIMIZDAN KURTULMAMIZ GEREKLİ'
 
Türkiye'nin bir savaşın içinde olduğunu, Suriye'den şehit haberleri geldiğini belirten Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
 
"Her gün şehit haberleri geliyor. Terörden ötürü de çok sayıda şehit haberleri geliyor. İş kazaları ötürü kimsenin haberi bile olmadan her hafta onlarca kişi hayatını kaybediyor. Ne oluyor bu Türkiye'de. Evimizde huzur içinde oturamayacak mıyız? Herkesin sorması lazım. 
 
Ekonomide geriye gidiyorsunuz. Sivas'ın nüfusunun en az 10 katı dışarıda Sivaslı var. Yaz aylarında gelip kışın gidiyorlar. Fabrikalar büyük ölçüde kapalı. Üretim düşmüş vaziyette. Türkiye'nin ayağa kalkıp yeniden üretmesi lazım. Üreten Türkiye saygın ve güçlü Türkiye'dir. Üretmeden eğer başkalarının ürettiğini tüketirseniz bir gün gelir onların egemenliği altına girersiniz. Hepimizin bu konuda dikkatli olması lazım. Bizim bir konuda daha dikkatli olmamız gerekiyor. Algılarımızdan kurtulmamız gerekiyor. Aklımıza ve vicdanımıza sormamız gerekiyor. Kendinize sorun. Komşunuza da sorun. Ev ziyareti yaptığınız hanıma, lokantada yemek yediğiniz arkadaşınıza, kahvede oyun oynadığınız arkadaşınıza sorun. Türkiye'nin Irak'la, Suriye'yle, Libya'yla, Filistin'le, AB ile İran'la, Rusya ile ilişkilerini kim düzeltir, sorun. Hayatında CHP'ye o vermemiş insan bile bilir ki bunları ancak CHP düzeltir. Evet biz düzeltiriz. Biz kendi ülkemizde de dünya da barış ve huzuru savunuyoruz.
 
'NAMUSLU SİYASETÇİ EKSİĞİMİZ VAR'
 
Seçimler sırasında bir proje açıkladık. Merkez Türkiye Projesi. Ne demek Merkez Türkiye. Dünyanın merkezi olacaktı Türkiye. Karadeniz ile Akdenizi niye buluştur muyoruz. Anadolu'ya niye sanayi gelmiyor. Anadolu'nun kültürü zengin. Sanatı ve kültürü neden yüceltmiyoruz. İş alanlarını neden büyütmüyoruz. KDV'si yüksek ürünü neden Anadolu'da üretmiyoruz. İnsan eksiğimiz mi var, toprak, deniz, su mu eksiğimiz ver. Temiz hava eksiğimiz mi var. Ne eksiğimiz var? Namuslu siyasetçi eksiğimiz var. Her mesleğin bir kuralları vardır. Ahlaki kuralları olmayan tek alan siyaset. CHP iktidara gelirse ilk 4 ayda çıkaracağı bir numaralı kanun siyasi ahlak kanunu olacaktır. Artık üçkağıtçıların siyasette olmaması lazım. Dürüst insanların siyasette olması lazım. Kim size gelip din üzerinden siyaset yapıyorsa, bilin ki dine en büyük kötülüğü o yapıyor. Kim ırk üzerinden siyaset yapıyorsa, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapıyorsa bu ülkeye en büyük kötülüğü o yapıyor. Biz insanı Allah'ın yarattığı en değerli varlık olarak kabul ediyoruz. Başımızın üzerinde yeri var diyoruz. Kimliği, inancı, yaşam tarzı ne olursa olsun. Siyasetçi olarak, CHP olarak insana böyle bakıyoruz. İnsanın çocuğu işsiz ise onun kimliğine, yaşam tarzına, inancına bakmayacaksın. Çocuğu işsizse çocuğuna iş bulacaksın. Siyasetçinin görevi bu. Fabrika açacak, istihdam alanı yaratacak üreticiyi destekleyeceksin."
 
'TERÖRÜ ÇÖZMEZSEM SİYASETİ BIRAKIRIM'
 
2 Trakya büyüklüğünde alanın 10 yıldır ekilmediğini, her şeyin dışarıdan getirildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, Konya'dan küçük bir devlet olan Hollanda'nın ihraç ettiği tarım ürünlerinin Türkiye'nin tamamından fazla olduğunu ile getirdi. Köylerde insan kalmadığını, gençlerin işsiz olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şöyle dedi:
 
"Neden gençler işsiz. Eğer bir evde işsiz varsa o evde huzur yoktur. Anne baba bekler bu çocuk ne zaman iş sahibi olacak diye. İşsizlik bu kadar kötü bir şey. 8 milyona yaklaşıyor işsiz sayımız. Her 4 üniversite öğrencisinden biri işsiz. Ankara'daki beylere sorun onların çocukları işsiz mi, onların çocukları askere gidiyor mu? Onların çocukları şehit oluyor mu, onların çocukları Suriye'ye gidiyor mu?
 
Fakir fukaranın, garip gurebanın çocuğu 'hadi oğlum askere' 'hadi oğlum Suriye'ye, hadi oğlum işsiz kal'. İşsiz kal, eline iş verme ekmek verme. Buna noktayı koyacaksınız. Yargılarımızdan arınacağız. Kim Türkiye'ye düşünüyorsa, kim verdiği sözün arkasında duruyorsa ona destek vereceksiniz. Bu işin kuralı budur. Biz seçimlerde söz verdik dedik ki asgari ücreti 1500 lira yapacağız dedik. Yapamazsınız dediler. Bizim bütün belediyelerimizde 1500 lira. Hiç bir belediyemiz iflas etmedi. Demek ki oluyor. Üstelik 1500 liradan fazla olanlar da var. Aile sigortası. Belediyelerimiz büyük kentlerden başlayarak bunu da uyguluyor. Nerede bir yoksul ev varsa orada kadının hesabına her ay para yatırılıyor. Onun yoksulluğu teşhir edilmiyor. Sağ elin verdiğini sol el görmüyor. Kadın gidip parasını çekiyor, ihtiyacını karşılıyor. Kim yapıyor. Biz yapıyoruz. Sizden isteğim, sizi düşünen, halkı düşünen, yaşlısı genci ayrımı yapmadan bu ülkeye huzuru getirecek olan, huzur vadeden bir partiye gelin destek verin. Bütün annelere, bütün kadınlara sesleniyorum. Bir ülkenin huzuru görmek istiyorsanız kadının yüzüne bakacaksınız. Kadının yüzü gülüyorsa bilin ki o memlekette huzur vardır, güven vardır. Gülmüyorsa o memlekette huzur yoktur. O memlekette sorun vardır. Hangi asker ailesi, eline kına yakarak askere gönderdiği çocuğunu güler yüzle karşılamak istemez. Anne babalar ya çocuğum şehit olursa korkusu yaşıyor. Ben size söz veriyorum. 4 yıl içinde bu Türkiye'yi terör belasından kurtarmazsam siyaseti bırakırım."
 
'ÜLKE GÜVENLE YÖNETİLİR'
 
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, memleketin, kin, öfke ve kavga ile yönetilemeyeceğini, bilgi ahlak, tecrübe ve deneyimle yönetilebileceğini belirterek şunları dile getirdi:
 
"Eğer siz bilgiyle yönetmiyorsanız, ahlakla yönetmiyorsanız o memlekette huzuru sağlayamazsınız. Güvenle yönetilir bir ülke. Kin intikam, öfke ile yönetmeye kalkarsanız huzuru bulamazsınız. Biz insanca yaşamak istiyoruz. Görüşü ne olursa olsun. Hangi partiden, hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun. Aynı havayı teneffüs ediyoruz. Biz kendi memleketimizde insan gibi yaşamak istiyoruz. Caddesinde parkında lokantasında karşılaştığımız her vatandaşa herkese güler yüzle selam vermek, kucaklaşmak istiyoruz. Ayrılık ve gayrılığı bir tarafa bırakmak istiyoruz. İnsanca yaşayacağımız bir Türkiye umuduyla hepinize teşekkür ediyoruz."
 
Toplantı sonunda CP Lideri Kılıçdaroğlu'na il yöneticileri tarafından adı yazılı Sivasspor forması hediye edildi.
 
Daha sonra Sivas Valiliğini ziyaret eden Kılıçdaroğlu, Vali Davit Gül ile görüştü. Kısa süreli ziyaretin ardından Sivas Kongresi'nin yapıldığı, Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesini gezdi. Müze ziyaretinin ardından kentten ayrılan Kılıçdaroğlu, karayolu ile Ankara'ya hareket etti.