Başbakan Erdoğan, "dindar nesiller yetiştirmek istiyoruz" deyince, çarşı yine karıştı.
Kılıçlar peşi sıra çekildi.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Sen dindar değil, din tüccarısın" diye esince, Başbakan Erdoğan aldı sazı eline.
CHP'ye "ateist", yani, dinsiz, inançsız gençler yetiştirmek niyet okumasıyla karşılık verdi.
CHP'nin yillarca dine uzak duruşunu, bir kez daha CHP'yi vurmak için silah olarak kullandı başbakan.
Ak Parti'nin dine yakınlığını ön plana çıkarırken, CHP'yi söylemediği bir sözle yere düşürmeye çalıştı.
CHP'nin, "Dindar gençlik yetiştirmek istiyoruz" sözüne getirmek istediği eleştiriyi görmezden geldi Erdoğan, usta bir manevrayla, tartışmayı "dindar", "ateist" noktasına tasıdı.
Başbakan bu tür tartışmaların profesörü!
Kılıçdaroğlu'nu da, en iyi bildiği konuda minderin ortasına çekmeyi beceriyor.
Neyse, bu işin siyaset arenasındaki hali, biz gelelim asıl meseleye.
Peki, dindar nesil yetistirmek demek, ne demek?
Din öğretisi konusunda, bildik ve yıllardır uygulananlar dışında neler hayata geçirilecek?
Örneğin, çok tartışılan dizileri yayından kaldırmak, ya da Diyanet Televizyonu'nu yayına almak, bunun bir parçası olabilir mi?
Erkek eli sıkmayan, tesettürlü bir teyze, eş aramak için evlendirme programlarında ekrana çıkıyorsa.
Saçı, sakalı ağrımış Hacı Amca, zevce arayışında Hande Ataizi'den medet umuyorsa, eyvah ki eyvah!
Çocuklar, gençler bunları seyrederek büyüyor.
Söylemek istediğim, iletişimin bu kadar yaygın ve çeşitliliği içinde bu iş çok kolay değil.
Ahlaklı, dürüst, bilgili gençler yetiştirmek zorundayız.
Bu demek değil ki, gençler dinden uzak dursun.
Sakın ha, din ve inanç özğürlüğü, Demokrasi'nin olmazsa olmazlarıdır.
Herkes kendi inancını, gözleri kapalı değil, bilerek, anlayarak ve samimiyetle yapma hakkına ve hukukuna sahiptir.
Ama, demokratik ülkelerde, devletin vatandaşlarını istediği kalıba sokmak gibi bir görevi de yoktur ve olmamalıdır.