New York'ta Türkler, Türkiye'deki referandumu tartıştı

ABD'nin New York kenti ve çevresinde yaşayan Türkler, 'Barışın ve dostluğun korunması, cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmak için 'New York Cumhuriyet Buluşması'nda bir araya geldi.

New Yorkta Türkler, Türkiyedeki referandumu tartıştı
14 Şubat 2017 Salı 18:46 tarihinde eklendi.
ABD'nin New York kenti ve çevresinde yaşayan Türkler, 'Barışın ve dostluğun korunması, cumhuriyet ve demokrasiye sahip çıkmak için 'New York Cumhuriyet Buluşması'nda bir araya geldi. Uğur Dündar, Ümit Özdağ ve Aykut Erdoğdu gibi isimler de toplantıya Türkiye'den görüntülü olarak bağlandı. Gazeteci Yılmaz Polat konuşmasında, referandumun "Parti sorunu değil, Türkiye'nin geleceği sorunu" olduğunu söyledi.
 
Türkiye'de yapılacak referandumun tartışıldığı, New York John Jay Üniversitesi'nde yapılan toplantı, çeşitli Sivil Toplum Örgütlerinin desteği ve CHP Amerika Temsilciliği tarafından düzenlendi. Cumhuriyet Buluşmasına katılanlar Nisan ayında anayasa değişikliği için yapılacak referandum öncesi oy tercihlerinin "Hayır" olacağını duyururken, panele Türkiye'den Skype bağlantısı aracılığıyla gazeteci Uğur Dündar, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Bağımsız Milletvekili Ümit Özdağ katıldı. CHP Amerika Temsilcisi Yurter Özcan, ABC Gazetesi Washington Temsilcisi Yılmaz Polat, New York Seçim Gönüllüleri Platformundan Ali Sarıkaya ile İTU Mezunları ABD Derneği Başkanı Oğuz Alpöge konuşmacı olarak katıldı. 
 
Uğur Dündar: 'Milli egemenlik meclisten saraya geçecek'
 
İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan panele Skype bağlantısıyla katılan Uğur Dündar, 'yeni anayasanın dünyada benzeri olmayan, bir kişiye ölümsüzlük dışında her türlü gücü ve yetkiyi veren bir anayasa olduğunu' söyledi. 'Dünyada bir benzeri olmayan anayasa teklifini "hilkat garibesi sistemi" olarak nitelendirdiğini dile getiren Dündar, "Bu sisteme göre cumhurbaşkanı bakanları seçecek. Parlamenterleri seçecek. Kendisini yargılayabilecek anayasa mahkemesinin yüce divan üyelerini seçecek. Yargıyı seçecek. Hiç denetlenmeyecek, yargılanmayacak. Çünkü, meclisi feshetme yetkisi elinde olduğu  için, 600 milletvekilinin 400'ünün Demokles'in kılıcı gibi üzerlerinde sallanan bu fesih olasılığını düşünerek, kendisini yargılanmaya götürecek süreci imkansız hale getirdiği ortada. Dünyada benzeri olmayan bu anayasa kabul edildiği takdirde biz parlamenter demokratik sisteme elveda diyeceğiz ve kayıtsız şartsız tek adamın hükmü geçerli olacak" dedi. 
 
Dündar, referandumda oylanacak anayasanın cumhurbaşkanına, genel kurmay başkanı ve kuvvet komutanlarını atama yetkisi de verdiğini anımsattı. Cumhurbaşkanı'nın, başbakanlık yaptığı dönemde 23 Nisan törenlerinde, bir kız çocuğunu makamına oturtmuştu ve orada kız çocuğuna 'Artık sen başbakansın, ister asarsın, ister kesersin' dediğine değinen Dündar, 'Bu anayasa kabul edildiğinde, milli egemenlik meclisten alınıp saraya götürülecek' dedi. Referanduma sunulacak anayasaya 'evet' demenin kabul edilebilecek hiçbir yanı olmadığını savunan Dündar, bu referandumda bazı anket şirketlerinin bilinçli olarak "evet" oyunun çıkacağı yönünde sonuçlar verdiğini öne sürüp bunun bir algı operasyonu olduğunu dile getirdi.
 
Dündar, bu algıyla, insanlarda 'Nasıl olsa 'evet' çıkacak. Ben sandığa ne diye gideyim' düşüncesi yaratmak istiyorlar. Bu yüzden, 'hayır' diyeceklerin sandıklara gitmelerinin çok önemli olduğunu söyledi. Uğur Dündar, hükümet yetkililerinin "'Hayır' oyu verenler teröristtir'" imasında bulunan açıklamalarının, hükümetin Türk halkını ayrıştırıcı yaklaşımını ortaya serdiğini dile getirdi. 
 
Gazeteci Polat: 'Ceza bol, hukuk yok"
 
Gazeteci Yılmaz Polat, 'Cumhuriyet Buluşması' panelinin, John Jay Üniversitesi'nin Ceza Hukuku bölümünde gerçekleştirilmesinin kendisi için ilginç olduğunu söyledi. Polat, 'Ceza hukuku... Ceza bizde bol. Ama hukuk var mı? Maalesef yok. Onun için bu konferansın burada yapılması gerçekten çok anlamlı, beni çok etkiledi. Umarım Amerika'daki Avrupa'daki, dünyanın medeni ülkelerindeki hukuk fakülteleri, Türkiye'de bu yapılanları ders konusu yapar. Hele hele Türkiye'de içinin boşaltılmaya çalışıldığı, bilim adamlarının, bilim yuvalarının imam hatipleştirilmeye çalışıldığı bu dönemde sanıyorum Türkiye'deki bu hukuksuzluk, hukuk fakültelerinde, buralarda ders konusu olacaktır. Ben buna inanıyorum' dedi. 
 
"Parti sorunu değil, Türkiye'nin geleceği sorunu"
 
Referandum anayasasının ve hükümetin hedefinin; Türkiye Cumhuriyeti, laiklik ve ülkenin bütünlüğüne karşı olduğunu savunan Polat, '12 Eylül sonrasında siyasi yasakların kalkması için yapılan referandumda sınır kapılarında  kullanılan oylarının büyük etkisi olduğuna değinen  Polat, "Yasaklar o dönemde yurt dışında seçmenlerin gümrüklerde kullandığı oylarla kaldırıldı. Onun için ben bu referandumu çok önemsiyorum' dedi. Polat, referandumla oylanacak anayasanın bir parti sorunu değil, Türkiye'nin geleceği sorunu olduğunu belirtti.
 
CHP'nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan, konuşmasında referandumda oylanacak şeyin bir insanın mükemmeliyeti olduğunu savundu ve 'Yasama, yürütme, yargı, bir devletin tepesindeki insanın elinde. Kimseye bir şey sormayacak. Kimseye bir şey danışmayacak' diye konuştu. 
 
AKP, MHP ve ülkücü seçmenlerinin de kafasının karışık olduğunu belirten Özcan, "Bizim bu kişilerin kafasındaki soru işaretlerine cevap vermemiz gerekiyor," dedi. 
 
Özcan, ABD'de sandıklarda kayıtlı olmayan Türk vatandaşlarının, Cuma gününe kadar kayıtlarını yaptırıp oy kullanabileceklerini hatırlattı. New York Seçim Gönüllüleri Platformu adına konuşan Ali Sarıkaya da katılımcılara yurtdışında oy kullanımına ilişkin bilgi verdi. Sarıkaya, ABD'de referandum için 1-9 Nisan tarihleri arasında oy kullanılacağını söyledi. Sarıkaya da ABD seçmen kütüğünde adı olmayan kişilerin bağlı bulundukları konsolosluklara giderek çok kısa sürede kayıtlarını yaptırabileceklerini belirtti.