22 Ağustos'ta ne olacak?

22 Ağustos'ta yürürlüğe girecek olan ve 'çocukları korumayı' hedeflediği öne sürülen yönetmelikle aslında tüm kullanıcılara sıkı kontrol getiriliyor

22 Ağustosta ne olacak?
04 Mayıs 2011 Çarşamba 17:08 tarihinde eklendi, 1.373 kez okundu.

 

22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek 'İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar' hükümlerine göre kullanıcılar BTK'nın belirlediği 4 internet filtresinden birini ‘yasa gereği’ seçmek zorunda kalacak. Yöntem olarak Çin’de uygulanan ve ‘Çin Seddi’ adı verilen siber-sansür duvarını andıran uygulama, filtre kullanmak istemeyenleri de rahat bırakacağa benzemiyor. Çünkü yönetmelik, tüm kullanıcıların sadece belirlenen kullanıcı adı ve şifreyle internete girebilmelerine izin verecek.
 
Böylece herkesin ziyaret ettiği siteler, yaptıkları işlemler kayıt altında olacak. 5809 sayılı Kanunun 4’üncü 6’ncı ve 50’inci maddeleri ile 28.07.2010 tarihli ve 27655 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10’uncu maddesi hükümleri kapsamında, BTK tarafından hazırlanan “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Taslağı” 22 Şubat 2011 tarihinde 2011/DK-10/91 no’lu karar ile onaylanarak, “İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar”ın 22 Ağustos 2011’de yürürlüğe girmesine karar verildi. 22 Ağustos'ta devreye girecek düzenlemeye göre 4 tip filtre 'aile, çocuk, yurtiçi ve standart paket' olarak sıralanıyor. Her internet abonesi bunlardan birini seçmek zorunda kalacak. İnternet kafelerde uygulanan Websense filtresine benzeyen uygulamayla, kimler tarafından oluşturulduğu bilinmeyen bir ekibin belirlediği ‘kara liste’deki sitelere giriş yapılamayacak. Üstelik yasaklı site olmadığı belirtilen ‘standart paket’le bile bu mümkün olmayacak
 
Filtreyi aşmak ya da aşmaya çalışmak suç sayılacak. Ayrıca internet servis sağlayıcıları filtrelerin aşılmasını engellemekle sorumlu tutuluyor, aksi halde onlara da ağır para cezaları öngörülüyor Sürekli ‘çocuk ve gençler internetteki zararlı içerikten koruma’ gerekçesinin ardına sığınan BTK ve hükümet yetkilileri, bu uygulamayla sadece çocukların değil tüm kullanıcıların sadece kurumun onay verdiği sitelere girebilmesini sağlayacak.
 
Bu kara listelerin belirlenmesinde ne gibi kriterler uygulanacağı da muğlak. Zira aynı 5651 sayılı İnternet Yasası’nda yer alan ‘müstehcen’lik kelimesiyle yapıldığı gibi, listeye girecek sitelerin tespitinde son derece öznel ve kişisel kararlar egemen olacak. 'Standart filtre'de daha az yasaklı site olacağı söyleniyor. Ancak bunun sürecinin net şekilde tanımlanmaması, bu listelerin keyfi şekilde uzaltılmasına zemin yaratıyor.
 
Dahası standart filtre kapsamında, DNS’ler kullanarak bu tip sitelere girebilenler de artık bunu teknik olarak başaramayacak.
 
İNTERNET ÖZGÜRLÜĞÜNDE GERİLİYORUZ
 
BM desteğiyle Freedom House tarafından Nisan 2011 de yayınlanan İnternette Özgürlük Raporu’na göre, Türkiye’nin “kötü puan’ını 42'den 45'e yükselterek” internete erişim özgürlükleri konusunda geriye doğru gitmeyi sürdürüyor.
 
IPS İletişim Vakfı-Bianet, 13 Nisan 2011 tarihinde “yürütmenin durdurulması” talebiyle, söz konusu usul ve esaslara karşı Danıştay’a iptal davası açtı. Vakıf, Danıştay’a yaptığı başvuruda BTK’nın aldığı yeni kararın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ve Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle tanınan temel hak ve özgürlükleri ölçüsüz şekilde kısıtladığını belirtti. Vakıf adına başvuruda bulunan avukat Ayşe Altıparmak, BTK’nın keyfi bir şekilde yasaklı siteler listesi hazırlayabileceğini, çocukları zararlı içerikten korumak için ebeveynlerin yerine devlet eliyle karar verilmesinin doğru bir uygulama olmadığını belirterek, “Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa özdenetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile internet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır” açıklamasında bulunmuştu.

NTV