Aldatıldığını rüyasında görmüş

Star TV’de canlı yayınlanan “Duymayan Kalmasın”a konuk olan Tuğba Altıntop’tan ilginç açıklamalar

Aldatıldığını rüyasında görmüş
26 Eylül 2011 Pazartesi 15:46 tarihinde eklendi, 1.989 kez okundu.

 

Tuğba Altıntop, Rafet El Roman’ı affetti mi?
 
“Affetmenin de kriterleri var tabii ama aldatmayı affettim. Çünkü o zaman Rafet kocamdı, şu anda hiçbir şeyim. Onların hepsi geçti. Geçmiş bütün kötü anıları silmek zorundayım. Ne kadar içimde de olsa o kötü günlerle yaşayamam. Yoksa güzelliğimi kaybederim, insanlığımı yitiririm. Herkese de önerim, geçmişte yaşanan kötü olayları, iftiraları, her şeyi geçmişte bırakmaları. Kindar bir insan olmadığım için geçmişte bana yapılan her şeyi unuttum. Şu anda çok
mutluyum.”
 
“Rafet de yaptıklarına çok üzgün”
 
“Biz Rafet ile bir araya geldiğimizde kendisi de bu barışmayı ‘Keşke daha önce yapsaydım’ diyor. Onun pişmanlığını ben değil, o yaşıyor içinde. ‘Oh’ demiyorum asla ama keşke olmasaydı bütün bunlar. Oldu ve bitti, ben acımla hastalandım, zayıfladım, hiçbir işime konsantre olamadım. Şu anda geçmişte
yaşadığım her şeyi arkaya atıyorum. Rafet’in de aynı şeyi yapmasını istiyorum.”
 
“Rafet’in beni aldattığını rüyamda gördüm”
 
“Rafet’in beni aldattığını rüyamda görmüştüm. Bir işaret olduğuna inandım ve sordum. Rafet ‘Doğrucu Davut’tur. ‘Evet, doğru’ dedi. O zaman çok ufaktım
tabii, 19 yaşındaydım. Şu anki aklım olsa belki evlenmez, çok iyi arkadaş olurduk. İyi ki de evlenmişim, iki kızım var aslanlar gibi. Demek ki, o sorunları
yaşamak zorundaymışım. Geçmişteki depresyonlu günler aklıma geldikçe yüzüm düşüyor, ben de önüme bakıyorum artık.”
 
“Almanya’ya gittiğimde Rafet’in evinde kalıyorum“
 
“Almanya’ya gittiğimde Rafet’in evinde kalıyorum, Rafito’ya, ‘Rafo kahveister misin’ diyorum, ‘Valla iyi olur’ diyor. Evde Rafet’in kız kardeşi Necla, ben ve kızlarım oluyoruz. Rafet’in oğlu Edvan ara sıra geliyor. Birkaç gün önce konuştuğumuzda, Edvan yine evdeydi çocuklarla vakit geçiriyordu.”
 
“Gözümü Rafet’le açtım”
 
“Rafet sonuçta eski eşim. Konuşurum da, küserim de, arkamı da dönerim. Biz yedi yılımızı birlikte geçirdik. Bu işin öncesi ve sonrası var. Gözümü ilk onda
açtım, ilk tartışmamı onunla yaşadım, en güzel günlerimi yavrularımla birlikte Rafet’le yaşadım. O nedenle onunla geçirebildiğim her anım bambaşka.”
 
“Yeşim’e ‘Sen Hürrem’sin, ben Mahidevran’ dedim.
 
“Yeşim’le Edvan’ın doğum gününde yan yana geldik. Konu konuyu açtı. Ev inanılmaz kalabalıktı ve biz iki kadın yan yanaydık. Herkes şokta. Ben sürekli
Edvan’ın peşindeyim, çok tatlı bir çocuk. Yeşim’e de, ‘Gel, konuşalım’ dedim. Uzak dursun istemedim. Ben de korkulacak bir insan değilim sonuçta. Daha
önce telefonda konuşmuştuk ama yan yana gelince muhabbet etmeye başladık. Rafet’ten konuştuk. ‘Vay be’ dedim, ‘Bizi Türk basını böyle görse hepsinin ağzı
açık kalır. ‘Rafet’in Haremi’, ‘Rafet’in Sultanları’ diye manşetler atılır’ dedim . Arkasından da ‘Ben Mahidevran, sen de Hürrem’sin’ dedim. O da ‘Evet, ben
Hürrem’im, sen de Mahidevran’sın’ dedi. Çok eğlendik”.
 
“Rafet’le tatile gitme teklifi benden geldi”
 
“Rafet ile tatile gitmeyi ben teklif ettim. Kızlarım ve ben Rafet’i yanımıza davet ettik, çünkü kızlarımla havuza girmesini ve vakit geçirmesini istiyordum. İki günlüğüne vakit ayırabilmiş kendisine. Karşıladım, kızlarımla birlikte evimizegeldik, ev ufak olduğu için o, otelde kalmayı tercih etti. Bir gün sonra tekne ile
tura çıktık. Gazeteci arkadaşlar görüntülemişler. Rafet’e güneş yağı değil sırtı ağrıdığı için ilaç sürüyordum. Ayrıca biz Rafet’le çok iyi iki arkadaşız. İkimiz evli de olsak, o tatile çocuklarımız için gitmek orundayız.”
 
“Şevval’in Yeşim’e sarılmış fotoğrafını larını gördüm ve oturdum ağladım”
 
“Birkaç yıl önce Almanya’ya gittiğimde küçük kızım Şevval’in Yeşim’e sarılmış fotoğrafını görünce hüngür hüngür ağladım. Ona anne gibi sarılmış. Ama öyle bir sarılmış ki. O anda benim yokluğumu onunla kapatmaya çalışmış. İşte o zaman dedim ki, ‘Bizi bu duruma kimler getirdiyse, parmağı varsa Allah’a
havale ediyorum’. Yeşim’e sarılmasını kıskanmadım, aksine içim acıdı. Bir anne olarak ben yoktum orada, tabii ki Yeşim’e sarılacaktı.”