Aldatmalar arttı! Virüs evlilikleri vurdu

Yaşamımızın her alanını derinden etkileyen ve oldukça travmatik sonuçlara yol açabilen pandemi, bireylerin özel hayatında önemli değişimler yarattı. Birçok çiftin ilişkisi hasar gördü, çatırdadı. Çiftlerin birbirlerine karşı sabrı ve tahammülü azaldı. Avukat Altın Mimir, pandemide online aldatmaların arttığına dikkat çekerek, ‘Aldatanların yakalanma riski yükseldi. Bu da ayrılıkları getirdi’ dedi.

Aldatmalar arttı! Virüs evlilikleri vurdu
22 Şubat 2021 Pazartesi 08:47 tarihinde eklendi, 1.437 kez okundu.
Yeni tip koronavirüs salgını sonrası evlerde geçen sürenin artmasıyla çiftler, daha önce hiç olmadığı kadar beraber vakit geçirmeye başladı. Bu durum bazı evlerde olumlu neticelere vesile olsa da, bazı çiftler bu süreçte sıkıntılar yaşamaya başladı. Birbirlerine karşı sabır ve tahammülü azalan çiftlerin, öfke ve kendi iç çatışmalarını ilişkilerinden çıkardığını söyleyen Aile ve evlilik danışmanı Sim Korçan, “Evde sürekli tartışıyoruz. Acaba boşansak daha mı iyi” diye başvuranların sayısının arttığını söylüyor. Avukat Altın Mimir de pandemi sürecinde çiftlerin birbirlerini tanıma fırsatı bulduğunu bunun da ayrılıkları beraberinde getirdiğine işaret ederek, online aldatmaların da arttığın dikkat çekti.
 
‘İletişimi kestik’
 
Ankara’da yaşayan ve 18 yıldır evli olan S. E. de pandemi sürecinde eşi olan ilişkisinin kötüye gittiğini belirterek şunları aktardı:
 
“Yıllardır belli bir düzenimiz vardı. Çocuklar okulda, eşim işteydi. Bu süreçte hepimiz evdeyiz. Çocuklarla ilgili bir sıkıntı yok. Ancak eşimle bir arada kaldığımızda sürekli nedensiz yere tartıştığımızı fark ettik. Aynı evin içinde olmamıza rağmen, birbirimizi yıpratmamak adına bir süreliğine, iletişimi tamamen kestik. Konuşmama kararı aldık. Şimdilik böyle daha iyiyiz.”
 
‘Ayrılıklar artar’
 
İstanbul’da yaşayan T.İ. (45)pandemi sürecinde ilişkisinin bozulduğunu, pandeminin başında uzun süre birlikte vakit geçirmenin hoşlarına gittiğini
belirterek, yaşadıklarını anlattı:
 
“İlk defa birbirimize bu kadar uzun vakit ayırma şansımız oldu. Bunu başlarda bir şans olarak görüyordum. Ancak zaman içerisinde uzun süreli bir ara olmak tatsızlıklara neden oldu. Evdeki temizliği ve yemeği yapan kişi sadece bendim. Normal bir zamanda sadece akşam yemeği yapıyordum onu da çoğu zaman dışarı da söylüyorduk. Ama pandemi sürecin sürekli evde olunca, sabah kahvaltısı, öğlen yemeği ve akşam yemeği hazırlamak durumunda kaldım. Kendisi bir şey yapmıyordu hatta evden sıkıldığında bir şey uydurup dışarıya çıkıyordu ama ben bunu da yapamıyordum. Bu ister istemez ilişkide sıkıntılara neden oluyor. Bu süreç uzarsa, büyük bir ihtimalle ayrılıklar da artar.”
 
‘Başka şansım yok’
 
Pandemi sürecinde eşiyle sıkıntılar yaşadığını söyleyen 68 yaşındaki G.M., “Emekliyim. Pandemiden önce de evdeydim ama sürekli evin içinde değildim. Arkadaşlarımla kahvehaneye gidiyordum. Düzenli olarak yürüyüş yaptığım arkadaşlarım vardı. Ancak artık bunları yapamıyoruz. Aynı evin içerisinde sürekli olmak insanı bunaltıyor. 65 yaş üstüne getirilen kısıtlamalar bizi hepten bunalttı. Oturduğumuz yerden eşimle birbirimize laf söylemeye başladık. Televizyonda bir program izliyoruz onun kavgasını yapıyoruz. Eskiden bu böyle değildi. Sıkıldığım an evden çıkıp bir nefes alabiliyordum. Ancak şimdi öyle bir durumum da yok. Aynı evde yaşamaktan başka şansım yok” ifadelerini kullandı.
 
‘Tahammülsüz oldum’
 
İstanbul’da yaşayan G.Y. pandemi sürecinde eşiyle yaşadığı sıkıntılarla ilgili şunları anlattı:
 
“Eşimin pandemi sürecinde sürekli evde olması başlarda çok keyifliydi. Ailece uzun süre vakit geçirmek hepimize iyi geldi. Ama kendimize vakit ayıramamaya başladık. Özellikle sosyalleşememek arkadaşlarımızla ve akrabalarımızla eskisi gibi görüşememek stres düzeyimizi arttırdı. Ben çok tahammülsüz bir insan oldum mesela. Daha önce eşimle birbirimizi hoş gördüğümüz ufak şeyler, gözüme  batmaya başladı. Kimi zaman incir çekirdeğini doldurmayan sebeplerden tartıştık. Biraz yıprattık birbirimizi. Geçirdiğimiz vakit arttı ama kalitesi zaman zaman düştü. Anne baba olarak çocuğumuza karşı olan tutumumuzdaki tutarsızlık kavga etmemize neden oluyor. Süreç böyle sürerse, ilişkimiz bir yerde patlak verecek.”
 
‘Boşansak daha mı iyi olur?’
 
“Evde sürekli tartışıyoruz. Acaba boşansak daha mı iyi olur?” gibi sebeplerle kendilerine başvuruların arttığını belirten aile ve evlilik danışmanı Sim Korçan da şunları aktardı:
 
“Evde kaldığımız sürece streslerimizi çok doğru bir şekilde yönetemediğimizi düşünüyorum. Böyle olunca da, sinirimizi, öfkemizi, kendi iç dünyamızdaki çatışmalarımızı ilişkilerimizden çıkarmaya başladık. Aslında bunlar özgün alanlarımıza saygı duyarak, karşınızdakinin ne hissettiğini düşünerek hareket etseydik ilişkiden daha az zararlı çıkardık. Ancak bu çok zor. Yüzyıllardır ilk defa insanlar böyle bir şeyle karşı karşıya kaldı. Normalde bizler günlük hayatlarımızda stresi bir şekilde iş hayatımızda ya da sosyal hayatımızda çıkartıyoruz ve stres azalıyor. Ancak evde olunca tüm negatif düşünceler aklımıza
 
geliyor. Bu da bireyleri daha gergin yapıyor. Bireylerin yaşadığı en büyük sorunsa iletişimsizlik. Bireyler bu süreçte kendilerini doğru ifade edemiyor.” (Milliyet)