Atilla Kavdır neden öldü?

Türkiye'nin ikinci çift kol nakli yapılan hastası Atilla Kavdır'ın enfeksiyon kapması nedeniyle septik şoka girdikten sonra hayatını kaybetmesi konusunda doktoru Prof. Dr. Ömer Özkan açıklama yaptı

Atilla Kavdır neden öldü?
04 Mayıs 2012 Cuma 12:35 tarihinde eklendi, 2.181 kez okundu.

 

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, çift kol nakli yapılan Atilla Kavdır'ın ölümüne ilişkin, ''Eğer ilk 25 gün içinde böyle bir şey olsaydı ben kendimde suç görürdüm. 45 gün normal bir yaşam sürdürdük. Olay da orada bitti'' dedi. 
     
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe, Akdeniz Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Ramazanoğlu ve Prof. Dr. Ömer Özkan, Kavdır'ın ölümüyle ilgili basın toplantısı düzenledi. 
     
Prof. Dr. Özkan, Kavdır'ın ölümüyle ilgili akıllarda kalan soruları gidermek için basın toplantısı düzenlediklerini söyledi. 
     
Tıbbi olarak her şeyi yaptıklarını ancak hastayı kaybettiklerini anlatan Özkan, nakillerde böyle risklerin bulunduğunu, olayın sadece cerrahi ile bitmediğini, öncesi ve sonrasında da riskler olabileceğini ifade etti. 
     
Özkan, organ nakillerinde ilk bir yılın riskli olduğunu kaydetti. 2010 yılında Sağlık Bakanlığı'nın desteği ile çok önemli bir risk alarak Türkiye'nin ilk çift kol naklini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Özkan, ''O dönemde de böyle risklerle karşılaşabilirdik ama o şimdi bir umut olarak yaşamına devam ediyor. Biz de o umudu verebileceğimiz şekilde Sağlık Bakanlığı'nın bize verdiği tüm destek ve yetkileri kullanarak bu ameliyatlara başladık'' dedi. 
     
Atilla Kavdır konusunda ellerinden geleni yaptıklarını vurgulayan Özkan, ''Türkiye'nin en tecrübeli ve saygın ekibiyle yurt dışındaki hocalarımızla sık sık haberleştik. Çok iyi geçirdiğimiz bir dönemin sonunda sıkıntılı bir dönemde olduğumuzu gördük. 3 gün önce çok sıkıntılı bir süreç yaşadık. Başarılı olamadık. Dünyada ender görülebilen bir durum. Tecrübeleri birleştirdik, her şeyi yaptık bazen gücümüz yetmiyor'' diye konuştu. 
   
Bir gazetecinin kollarla ilgili bir problem olup olmadığı sorusuna Özkan, öyle bir sıkıntı olmadığını kaydetti. İlk 25 gün içinde kollarla ilgili bir problem yaşamadıklarını belirten Özkan, hastanın 1,5 ay normal bir hasta olarak serviste tedavisine devam edildiğini bildirdi. 
     
-''İlaçlara bağlı bir komplikasyon''- 
     
O dönemde en ufak problem yaşamadıklarına işaret eden Özkan, ''Zor bir dönemden geçti ama sıkıntı yaşanmadı. O dönemde kaybetmeyi normal karşılardık, şu anki kayıp bize normal gelmiyor. Bu durum organ nakli olan hastanın aldığı ilaçlara bağlı bir komplikasyon. Problem yaşanan cerrahi işlemle ilgili değil. O kolların nakil edilmesiyle ilgili aldığı ilaçlar önemli tabi ki'' ifadelerini kullandı. 
     
Kullanılan ilaçların böbrek, karaciğer nakillerinde olduğu gibi tüm nakil olan hastalarda kullanıldığını anlatan Özkan, bu ilaçların da dünyada kabul gören protokol kapsamında alındığını bildirdi. 
     
Aynı ilaçların nakil olan diğer 4 hastaya da uyguladıklarını ifade eden Özkan, tüm ilaçlarda olduğu gibi kullandıkları ilaçlarda da risk olduğunu, dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti. 
     
''Mantara yediği marul da neden olabilir''- 
     
Atilla Kavdır'ın mantar enfeksiyonu sonucu hayatını kaybettiğinin altını çizen Prof. Dr. Özkan, şunları söyledi: 
     
''Bir mantar enfeksiyonu olduğunu düşünüyoruz. Bunun da bilgilerini çok net almadık ama dün buna karşı tedaviyi uyguladık. Dün itibariyle biraz cevap almaya başlamıştık, biraz daha dayanabilseydi belki de kurtarabileceğimizi düşünüyorum ama kaybetmiş durumdayız. Bu dünyada ender rastlanan bir durum. Çürümüş bitkilerin üzerinde görülen, nemli ortamlarda yaşayan bir mantar enfeksiyonu. Çayırda, otlarda olabilecek bir mantar ama bir miktar bağışıklık sistemini düşürdüğümüz hastalarda riski büyük.'' 
     
Atilla Kavdır'ın da yediği bitkiden ya da bir çiçekten bu enfeksiyonu kapmış olabileceğini belirten Özkan, bu durumun dünyada ender rastlanan bir durum olduğunu ve dünyada 60 hastada görüldüğünü söyledi. 
     
-''İnşallah bir daha böyle bir tecrübe yaşamayız''- 
     
Hastayı tedbir amaçlı 45 gün hastanede tuttuklarını ancak psikolojisini de düzeltmek için taburcu ettiklerini anlatan Özkan, Kavdır'ın isteği ve risk nedeniyle hastayı problemsiz şekilde yeniden hastaneye aldıklarını bildirdi. 
     
Özkan, Kavdır'a evinde gereken hassasiyetin gösterildiğini ve aileyi asla bu konuda suçlamadıklarını vurguladı. 
     
Kötü bir tecrübe kazandıklarını ancak ilerideki hastalarda buna da dikkat edeceklerini belirten Özkan, ''Ailenin acısını hafifletemiyoruz ama biz hakikaten organ naklinde çok büyük tecrübeler yaşıyoruz. İnşallah bir daha böyle bir tecrübe yaşamayız. Mutlaka sosyal şartlarını çok daha iyi hazırlamamız gerekiyor. Bakımı iyiydi, çok temiz bakıyorlardı, o konuda şüphemiz yoktu. Yediği bir marulun üzeriden de alabileceği bir şey'' dedi. 
     
''O hazzı yaşatamadık maalesef''- 
     
Kolu olmayan ama canı pahasına nakil olmak isteyen hastalar bulunduğunu dile getiren Özkan, ''İki kolu olmayan hastaya bu kollarını kullandıramadık, o hazzı yaşatamadık maalesef. Belki onu görse biraz daha mutlu olurduk, iki kolu olmayan insanı kola kavuşturmanın hazzını da ilk hastamızda yaşadık'' diye konuştu. 
     
Organ nakli yapılan hastalarda bağışıklık sisteminin normal insanlara göre daha düşük olduğunu vurgulayan Özkan, özellikle ilk 6 ayın çok önemli olduğunu belirtti. Özkan, bu hastalarda bu mantarın daha etkin olduğunu söyledi. 
   
 Bacak nakli konusunda ailenin tepkisinin hatırlatılması üzerine Özkan, operasyon öncesi aile ile bu konuyu tartıştıklarını ve onların da kabul etmesiyle ameliyatı gerçekleştirdiklerini belirtti. 
   
 Bunun bacaktan kaynaklanan bir durum olmadığını dile getiren Özkan, ''Eğer ilk 25 gün içinde böyle bir şey olsaydı ben kendimde suç görürdüm. 45 gün normal bir yaşam sürdürdük. Olay da orada bitti'' dedi. 
   
 Özkan, soru üzerine bu durumun organ naklini etkilemeyeceğini düşündüğünü belirtti. 
     
''Nakiller devam edecek mi-'' sorusuna ise Prof. Dr. Özkan, Sağlık Bakanlığı yetkilileri ile sürekli temas halinde olduklarını bildirdi. 
   
 Olaydan ilgili kurum ve kişilerin bilgisi olduğunu söyleyen Özkan, ''Akşam ve sabah onlara bilgi verdim. Onlar bize her türlü desteği verdiler. Başından beri veriyorlardı ve bize güveniyorlar. Biz de inşallah bundan sonra güvenlerini boşa çıkarmayacağız'' diye konuştu. 
     
''Hiç bir şeyi gizlemedik''- 
     
Enfeksiyon riskinin tüm nakil olan hastalarda görülebileceğini vurgulayan Özkan, bu tür operasyonlarda hastaları 6 ay uzak tutacaklarını ifade etti. 
     
Olayla ilgili çeşitli spekülasyonlar yapıldığını kaydeden Özkan, ''Olumlu yönlerimiz de vardır, yetemediğimiz yerler de vardır. Hiç bir şeyi sizden gizlemedik, her şeyi açık ve net söylüyoruz'' dedi. 
   
 ''Hastanın ölüm sebebi ile ilgili araştırma yapmaya devam edecek misiniz-'' sorusuna Özkan, ''Biz hasta yaşarken her türlü araştırmasını yaptık. Zaten psikolojisini bozan dönemler de oldu. Çok önemli bir şey bulamadık. Mantar tek başına olmuyor, onun üzerine süper enfeksiyonlar da oluyor. Ama Atilla'ya nakil yapmasaydık, kaybetmeyecektik'' diye konuştu. 
   
 Uzuv naklinin durdurulabileceği yönündeki soruya da Özkan, böyle bir konuda yanlış anlaşılmalar olmaması gerektiğini belirterek, şunları söyledi: 
     
''Herkesin başına gelebilecek bir şey. Bu, nakillerde yaşanabilecek risklerden biridir. Bunun kolla veya bacakla ilgisi yoktur. O zaman karaciğer, böbrek nakillerinde de ölümler olduğunda nakillerin durdurulması akla gelebilir. 45 gün en ufak bir sorun olmadan hastamızı takip ettik. Sayıları araştırırsanız dünya genelinde bile nakillerden sonra kaçta kaçının yaşadığını, ölüm riskinin ne kadar olduğunu, ölüm riskinin cerrahiye bağlı değil de, sonrasında mecburen verilen ilaçlar nedeniyle olduğunu görürsünüz. İnsanların her türlü amacı, bu ilaçların komplikasyonlarını azaltmak üzere daha iyi ilaçlar bulmak, bu nakilleri ileride ilaçsız yapabilmek.'' 
     
-''İnsanlara hala yardımcı olmamız gerekiyor''- 
     
 Prof. Dr. Özkan, ''Nakiller devam edecek mi-'' sorusuna, ''Bunlar bizim moralimizi bozmayacak. Burada aldığımız önemli dersler var'' diye yanıt verdi. Özkan, yaşadığı üzüntüyü de dile getirerek, ''Bugün nakil gelse yapar mıyım, yapamam. Duygusal bir şey ama bugün yapmayız. Fakat bizim insanlara hala yardımcı olmamız gerekiyor. Doktorluk böyle bir meslek. Parçayı değiştirme imkanınız olmuyor. Bazen hayat kurtarabiliyorsunuz bazen de kurtaramıyorsunuz'' şeklinde konuştu. 
   
 Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe de Kavdır'ın ailesine baş sağlığı diledi.