Can Dündar'ı kızdıracak suçlama

Can Dündar'ın Oda TV iddianamesiyle ilgili gündeme getirdiği soruya yanıt veren Nazlı Ilıcak, yeni bir polemiğin kapısını araladı.

Can Dündarı kızdıracak suçlama
07 Ekim 2011 Cuma 10:26 tarihinde eklendi, 1.335 kez okundu.

 

Ilıcak, Milliyet yazarı Can Dündar’ın 4 Ekim’de yayımlanan "Basına sızdırılan konuşmalar neden iddianamede yok" başlıklı yazısına yanıt verdiği bugünkü yazısında   Dündar’ı Oda TV iddianamesini karalama kampanyasına katılmaka suçladı. 
 
Ilıcak, basına yansıyan konuşmaların 24 Ocak’ta yapıldığını ancak İklim Bayraktar’ın telefonunun 26 Ocak’tan itibaren dinlemeye alındığını, dolayısıyla dinleme tarihinden önceki konuşmaların iddianameye giremeyeceğini ileri sürüyor. 
 
Ancak burada başka bir sorular gündeme geliyor: 26 Ocak’tan önceki dinlemeler basına nasıl yansıdı? En önemlisi de bu illegal kayıtları kim tuttu; Emniyet mi yoksa başka bir örgüt mü?
 
İşte Sabah yazarı Nazlı Ilıcak’ın bugünkü yazısı:
 
Can Dündar’ın yanılgısı
 
Can Dündar, 4 Ekim 2011’de "Basına sızdırılan konuşmalar neden iddianamede yok" başlıklı bir yazı yazdı. O yazının spotunda, İklim Bayraktar ile Deniz Baykal’ın arasında geçen telefon konuşmalarının hiçbirinin Oda TV iddianamesinde ve eklerinde yer almadığı ileri sürüldü: "10 bin sayfalık ek klasörlerde, yüzlerce telefon görüşmesinde, en alakasız şahıslar arasındaki geyik muhabbetlerini, insanların en mahrem dedikodularını, ilgili ilgisiz her türden mesajlaşmayı rahatça ve yalan yanlış alıntılayan savcılık, daha önce basına sızdırdığı, asıl kanıt niteliğindeki bu konuşmayı neden dava dosyasına almadı? Belli ki o konuşmanın kaydı bir yerlerde var. Ve tahminimce, ’lüzumu halinde kullanılmak üzere’ kasada tutuluyor." Can Dündar, "o konuşma" derken, 24 Ocak 2011’de, Uğur Mumcu’yu anma töreninden sonra, İklim Bayraktar’ın Deniz Baykal’la yaptığı telefon görüşmesini kastediyor. O konuşmada, Baykal’ın "Gözlerine, güzelliğine, aurasına kapılıp gözlerimi ayıramadığım bayan" dediğini belirtiyor. (Dündar, bu sözlerin 17 Mart’ta gazetelere sızdırıldığını hatırlatıyor ve "Niçin kayıtlar iddianame eklerinde yok?" diye soruyor) Halbuki, İklim Bayraktar 26 Ocak 2011’de, Soner Yalçın’la konuşup, Baykal’ın kendisini taciz ettiğini şikâyet ettikten sonra dinlemeye alınıyor. 24 Ocak’ta hakkında dinleme kararı yok; dolayısıyla kayıt da yok. İklim Bayraktar ile Baykal arasında geçen sonraki görüşmelerin telefon kayıtları zaten ek klasörlerde var. Meselâ bunlardan birinde (9 Şubat 2011), Bayraktar, eşinin seyahatte olduğunu ve kendisinin de hasta olduğunu söylüyor. Baykal’ın, "Halbuki sağlıklı olup da hayatın hakkını vermen için bütün şartlar müsaitmiş" diye konuşması üzerine, Bayraktar’ın, " Evet, çok; her zaman o şartlar hep müsait de, ben hasta olmasam" dediği anlaşılıyor. 
Can Dündar’ın Oda TV iddianamesini karalama kampanyasına katıldığı ortada. Keşke biraz daha araştırsaydı.