Çernobil'e 48 saat kaldı !

Japonya’daki Fukuşima santralinde radyasyon sızıntısını önlemek için en kritik 48 saate girildiği belirtildi.

Çernobile 48 saat kaldı !
17 Mart 2011 Perşembe 09:48 tarihinde eklendi, 2.159 kez okundu.

 

Daily Telegraph gazetesi, Fransız nükleer uzmanlara dayanarak verdiği haberde Japonya'daki Fukuşima nükleer santralinin Çernobil benzeri bir nükleer faciaya dönüşmemesi için 48 saatten az bir zamanın kaldığını yazdı. 
    
İngiliz hükümeti, Japonya'daki ve Bahreyn'deki vatandaşlarının tahliyesi için bu ülkelere charter uçakları gönderiyor. 
    
İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamalarda, Tokyo ve Hong Kong'dan İngiliz vatandaşları için charter uçakları kaldırılacağı bildirildi. 
    
Bakanlık, tsunami felaketinden direkt olan etkilenenlerden uçuş için ücret alınmayacağını ancak, diğer vatandaşların 600 sterlin ücret ödemek zorunda olduğunu kaydetti. İngiltere vatandaşlarına ayrıca Japonya'dan ayrılmalarını tavsiye ediyor. 
    
Bahreyn'e de benzer charter uçakları gönderen İngiltere, bu ülkedeki güvenlik durumundan dolayı Bahreyn'e zorunluk kalınmadıkça seyahat edilmemesini öneriyor. 
    
Bu arada İngiliz basını Japonya ile ilgili haberlere geniş yer vermeye devam ediyor. Daily Telegraph gazetesi, Japonya'da Fukuşima nükleer santralından radyasyon sızıntısını önlemeye yönelik çabaların kritik bir aşamaya geldiğine dikkati çekti. Gazete, Fransız nükleer uzmanlara dayanarak, Çernobil benzeri bir nükleer faciayı önlemek için 48 saatten az bir zamanın kaldığını yazdı. 
    
Gazete ayrıca, Avrupa Birliği'nin, üye ülkelerden Japonya'dan ithal edilen gıda ürünlerine radyasyon incelemesi yapmasını istediğini belirtti. 
     
MERKEL: JAPONYA'YA YARDIMA HAZIRIZ 
 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Japonya'da yaşanan felaketten büyük üzüntü duyduklarını ve bu ülkeye yardıma hazır olduklarını söyledi. 
    
Merkel, bugün Federal Meclis'te yaptığı hükümet açıklamasında, Japonya'daki büyük felaket karşısında kayıtsız kalamayacaklarını belirterek, "Japonya'ya yardıma hazırız" dedi. 
    
Japonya'ya bağış çağrısında bulunan Merkel, dünyanın 3. büyük ekonomisine sahip olan bu ülkede yaşanan felaketin dünya ekonomisini çok büyük ölçüde olumsuz yönde etkileyeceğine inanmadığını, yine de felaketin doğurabileceği sonuçları uluslararası alanda ele alacaklarını ifade etti. 
    
Almanya'daki nükleer santrallerin güvenli olduğunu ve şu an nükleer enerjiden tümüyle vazgeçemeyeceklerini kaydeden Merkel, ancak bunu bir geçiş teknolojisi olarak gördüklerini ve kademeli olarak bu teknolojiden tümüyle vazgeçeceklerini, ancak bunu uygun bir düzenleme ile yapmak zorunda olduklarını söyledi. 
    
Ülkesinde Japonya'daki gibi bir depremin ve tsunaminin meydana gelmesinin imkansız gibi göründüğünü, ancak Japonya'daki felaketin, en imkansız gibi görünen birşeyin bile gerçekleşebileceğini gösterdiğini belirten Merkel, bu nedenle yeni durumun ışığında Almanya'daki nükleer santrallerin inceleme altına alınması ve 3 ay boyunca 7 eski nükleer santralin geçici bir süre kapatılması kararı aldıklarını hatırlattı. 
    
"Hedefimiz en kısa zamanda yenilenebilir enerji çağına geçmek" diyen Merkel, bunun için gerekli olan enerji ağının kurulabilmesi için de büyük yatırımların şart olduğuna dikkati çekti.
    
Merkel, muhalefette bulunan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller Partisini de iktidarda bulundukları dönemde nükleer atıkların nihai depolanması konusunda bir çözüm getirememekle eleştirerek, kendilerinin nükleer atıkların güvenliği konusunda önceki hükümetlerden çok daha fazla şey yaptığını savundu. 
    
Hristiyan Brilik partileri (CDU/CSU) Federal Meclis Grubu Başkanı Volker Kauder de her fırsatta nükleer enerjiden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Yeşiller Partisi'nin, SPD ile kurduğu hükümet döneminde nükleer santralleri yıllarca kapatmamış olduğuna işaret etti. 
    
SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel ise, nükleer santral tehlikesinin bugüne kadar bilinmeyen birşey olmadığını, Almanya'daki santrallerde de zaman zaman büyük tehlikelerin yaşandığını, Çernobil faciasının meydana geldiğini belirterek, "Japonya'da yaşadığımız, nükleer enerji çağının sonudur" dedi. 
    
Merkel'in genel başkanlığını yaptığı Hristiyan Demokrat Birlik partisi (CDU) ile kurdukları hükümet döneminde, Merkel'in isteği ile nükleer santrallerin çalışma süresinin 8 yıl boyunca uzatılmasının kararlaştırdığını ifade eden Gabriel, "Bu kararı almasaydınız şimdi bu santraller kapatılmıştı" diye konuştu. 
    
Geçici bir süre kapatılması öngörülen nükleer santrallerin tümüyle kapatılmasını istediklerini kaydeden Gabriel, bu santrallerin incelenmesi ile görevlendirilen komisyonun başında bir nükleer santral lobicisinin bulunmasını da eleştirerek, bu kişinin görevden alınması gerektiğini söyledi. 
    
Yeşiller Partisi Meclis Grubu Eşbaşkanı Jürgen Trittin, nükleer enerjiden bir an önce vazgeçilmesi gerektiğini belirterek, Merkel'in güvenli olarak nitelendirdiği nükleer santrallerde geçmişte bir çok tehlikeli durumun yaşanmış olduğuna dikkati çekti. 
    
Almanya'daki nükleer santrallerin tümüyle kapatılmasının 2050 yılına kadar sürebileceğini ifade eden Trittin, bunun yanlış olduğunu, santrallerin bir an önce kapatılması gerektiğini kaydetti. 
    
Nükleer santrallerin kapatılmasıyla enerji fiyatlarının artabileceğine de işaret eden Trittin, bunun yine de Japonya'daki gibi bir felaketin yaşanmasından daha iyi olduğunu sözlerine ekledi. 
    
Sol Parti Federal Meclis Grubu Başkanı Gregor Gysi de nükleer santrallerin hemen kapatılmasını istediklerini söyledi. 
    
Öte yandan, geçici bir süre kapatılması kararlaştırılan 7 nükleer santralden Baden-Württemberg eyaletinde bulunan "Neckarwestheim I" ve "Philippsburg I" santrallerinin kapatılmaya başlandığı bildirildi.