Yazarlar

Saygı Öztürk
Çivilenen kalp ve ciğerler

ABD tarafından Türkiye’ye Ermeni ve Kıbrıs sorununu çözmesi için dayatmalar yapılıyor. İşte bunun ilk adımını Başbakan Tayyip Erdoğan, 1915’te ölen Ermeniler için taziye yayınlayarak başlatmış oldu. Başbakan’ın “tehcir gayri insaniydi” açıklamalarıyla birlikte, tarihçilerin görevi bir yerde bitmiş oldu.
 
Bunlar yapılırken, Ermenistan’da Türkiye düşmanlığı ise had safhada. Bayrağımız ayaklar altında, marşlar, ders kitapları Türk düşmanlığıyla dolu. Doğu illerimizi haritalarında gösteriyorlar.
 
519 bin kişi unutulmasın
Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşanmış, üzerinden 99 yıl geçmiş olayların hesabı Türkiye Cumhuriyeti’nden soruluyor. Ermeniler boş durmamıştı. Türklerin Ermeniler’e soykırım uyguladığını dünyaya anlatmak için Amerika’da 4 enstitü, yılda 20 milyon dolar harcıyor. Bu dört enstitünün internet sitesinde, “soykırım uygulandığını” öne süren bilim adamlarıyla yapılan söyleşiler, onların yazıları karşınıza çıkıyor. Enstitülerin, Türk bilim adamlarıyla ilişkisini bilemem ama Türkiye’ye soykırım dayatmasında bulunanların, bugüne kadar 200 binden fazla genci “soykırım eğitimi”nden geçirdiği istihbarat bilgileri arasında yer alıyor.
 
Erzurum, 16 Şubat 1916 ile 12 Mart 1918 tarihleri arasında Rus ve Ermeni işgali altında kaldı. 12 Mart 1918 Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluş tarihidir. Aradan neredeyse bir asır geçmesine rağmen o dönemde yaşananları, Başbakan bugün gündemin ilk sırasına taşıyor.
 
1906 ile 1922 tarihleri arasında Anadolu ve Kafkasya’da Ermeniler tarafından Türklere uygulanan soykırımın sonucu 519 bin 755 vatandaşımız katledilmiş. Anadolu’da büyük, tarifsiz acılar yaşandı. Yalnız Türkler değil, aynı acıların benzerini yıllarca birlikte oldukları Türkleri arkadan hançerlemeye kalkışan Ermeniler de yaşadı.
 
“Akıl oynatacak manzara”
İşte bu katliamlardan biri Erzurum’un Ilıca ilçesine bağlı Alaca Köyü’nde gerçekleşti. 1986’da toplu mezarlar ortaya çıkarıldı. Alaca köyündeki manzarayı Kazım Karabekir Paşa şöyle anlatıyor:
 
“Facianın en müthişi burada idi. Süngülenmiş ve yakılmış cesetlerin başındaki ağlaşma ve bağrışmalar, insanın tüylerini ürpertiyordu. Alaca Köyü’nde cenazeler, insanın aklını oynatacak bir halde idi. Bütün çocuklar süngülenmiş, yaşlılar ve kadınlar samanlıklara doldurulup, yakılmış, gençler baltalarla parçalanmıştı. Çivilere asılmış ciğer ve kalpler görülüyordu. Sanıyorum ki, yeryüzünde bu kadar feci sahneyi gören gözler pek azdır. Alaca Köyü’nde, insanların iyi duygularından mahrum kalınca hayvanlardan daha vahşi bir mahluk olabileceklerini ibretle seyrettik. Bütün bu dehşetli sahneler Erzurum’a ve oradaki zavallılara yardıma koşmaya bizi mahkum etmişti.”
 
Birinci Kafkas Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Erzurum’a 30 kilometre uzaklıktaki Alaca’da bunları görüyor ama Erzurum’a 18 kilometre uzaklığa geldiğinde Ilıca Kasabası’nda başka bir müthiş manzarayla karşılaşıyor. Cami avlusunda cesetleri üst üste görüyor. Bunların arasında kadın, erkek, çocuk ve yaşlılar da var. Kadın cesetlerinde, zorla ırza geçme izlerini Paşa açıkça görüyor. Daha da öfkeleniyor. Kazım Karabekir Paşa, Ilıca’daki vahşeti şöyle anlatıyor:
 
“Ilıca’da gördüğüm manzara karşısında duyduğum acıyı şimdiye kadar gördüğüm en kanlı muharebe manzaralarında gerek Çanakkale’de gerekse Irak cephesinde görmedim. Zaten yürümek, koşmak ve biçare vatandaşlarımızı canavarların elinden kurtarmak için büyük azmim vardı. Bu manzara karşısında, dimağım, kalbim büsbütün ateşlendi. Elimdeki kuvvetlerle bir an evvel, Erzurum’u, Kars’ı, Gümrü’yü alarak Ermenistan’ın yüreğine saplamak için her şeyi göze aldım.”
 
O komutanlar hiç unutulmadı
Bugün yolunuz Kars’a düşerse bir çok işyerinde, sivil toplum örgütü binalarında Atatürk, Kazım Karabekir ve Halit Paşa’nın yağlı boya resimlerini görürsünüz. Karabekir’in, Halit Paşa’nın adının kentin en önemli caddelerine verildiğine tanık olursunuz. Çünkü, onları Ermeni zulmünden o paşalar kurtarmıştı.
 
Belediye Başkanlığı döneminde Naif Alibeyoğlu, Kazım Karabekir Caddesi’nin başına iki aslan heykeli yaptırdı. Kazım Karabekir’in kızına, Kars’ın fahri hemşerilik beratını verdi. 99 yıl önce Ermeniler öldürüldü, tehcire tabi tutuldu ama bu topraklarda onbinlerce Türk’ün de katledildiğini unutmayalım.
 
Bu açık oturumu izleyin
Ermeni konusunun bu kadar öne çıktığı şu günlerde Cumhuriyet Kadınları Derneği tarafından Ankara’da “Tarihin Vicdanını Sızlatan Ermeni Soykırım Yalanı” konulu açık oturum düzenlenecek. Türkiye Barolar Birliği salonunda pazartesi günü saat 17.00’de başlayacak oturumda Canan Arıtman yönetecek, emekli büyükelçi Onur Öymen, Azerbaycan Milletvekili Sabir Rüstemhanlı, Avrasya İnceleme Merkezi Başkanı Alev Kılıç, araştırmacı-yazar Mehmet Perinçek soykırım yalanını belgelerle ortaya koyacak.
 
Türkiye’nin gündemine oturan bu konuyu, uzmanlarından dinlemek de çok farklı ve anlamlı olacak.
Paylaş :