Dünya Ticareti’nin Yüzde Otuzu Artık Orda!

Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Stratejisti olan Esen Ermiş Ertürk aynı zamanda eko-politik, dijitalleşme ve futurizm gibi konularda uzun yıllardır çalışmalar yürütüyor.

Dünya Ticaretinin Yüzde Otuzu Artık Orda!
26 Kasım 2020 Perşembe 15:52 tarihinde eklendi, 2.125 kez okundu.

 

Dünya Ticareti’nin Yüzde Otuzu Artık Orda!

 

Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Stratejisti olan Esen Ermiş Ertürk aynı zamanda eko-politik, dijitalleşme ve futurizm gibi konularda uzun yıllardır çalışmalar yürütüyor. Girişimci bir iş kadını olmasının yanı sıra eşi ünlü kalp doktoru Emre Ertürk ve başarılı bir öğrenci olan oğlu Arda ile  ekstrem doğa sporları yapıyor.
 

Esen Hanım Dünya siyaset ve ekonomisini mesleği gereği yakından takip eden biri olarak  gözden kaçırmamamız gereken konulara dikkat çekmeye devam ediyor.

 

“Sekiz yıl süren müzakerelerden sonra, on Güney Doğu Asya (ASEAN) ülkesi ve diğer beş Asya ülkesi (Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda) 15 Kasım'da Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık'ı (RCEP yani Regional Comprehensive Economic Partnership)  tamamlayıp dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unu yeni serbest ticaret anlaşması kapsamında bir araya getirdi. “ diyen Esen hanım dünya ticaretinin %30 unu içine alan anlaşmayı detyalndırmaya devam etti.
 

“Bu yeni düzenleme, dünyanın en büyük ticaret bloğu olarak Avrupa Birliği (AB) ile rekabet edecek ve Küresel Ticaret'te %27,4'lük bir paya sahip Asya'nın en önemli ekonomik yapılandırması olacak ve bu da Kapsamlı Aşamalı TransPasifik Ortaklığı Anlaşması (CPTPP) için %15 olacak.” dedi

 

“RCEP'in asıl kazananı, dünyanın en dinamik ekonomik bölgelerinden birinde baskın bir konuma sahip olan, Pekin'e tercih ettiği kural ve standartları belirleme fırsatı veren ve şirketlerinin bu değerli pazarlardan yararlanmaları için büyük bir avantaj sağlayan Çin olacak.”  diyerek Asya ile olan diplomatik ve ticari ilişkilerimizin nedenini de özetlemiş oldu.

 

RCEP katılımcı ülkeler için büyük bir nimet gibi görünürken, dışarıda kalanlar için kaçırılmış bir fırsat.  Çin 2030 yılına kadar RCEP (100 milyar dolar) , Japonya ($46 milyar), Güney Kore ($23 milyar) ve Güneydoğu Asya ($19 milyar) elde edecek. RCEP'ten dışlanmış olanlar (ABD yaklaşık 131 milyar dolar Hindistan bu anlaşmanın dışında kalma kararı yaklaşık 60 milyar dolarlık geliri kaybettirecek)
 

RCEP ayrıca, çok sayıda ticaret rejimi ve tarife programı yaratan çok sayıda bölgesel ticaret anlaşmasının ardından, Dünya Ticaret Örgütü merkezli küresel ticaret sisteminin parçalanmasının derinleşmesini de hızlandırdı. Bu durum, sınır ötesi ticaretin karmaşıklığını ve işlem maliyetlerini, gerçek anlamda küresel bir ticaret sistemiyle karşılaştırıldığında tüm ülkelerin zararına artırmıştır.
 

RCEP bir oyun değiştirici. RCEP'in 20 yıl içinde ithalata uygulanan bir dizi gümrük vergisini ortadan kaldırması bekleniyor. 500 sayfalık anlaşmada fikri mülkiyet, telekomünikasyon, finansal hizmetler, e-ticaret ve profesyonel hizmetlerle ilgili hükümler yer alıyor.
 

Bunun üyeler için ticareti önemli ölçüde kolaylaştıracağını bir tarafa bırakalım, aynı zamanda üye olmayan ülkeler ve işletmeleri ekonomik açıdan dezavantajlı olacak. ABD’nin bu anlaşmanın dışında kalması , Asya-Pasifik bölgesinde ticarete yön verme gücünün elinden alınması anlamına geliyor.
 

RCEP ayrıca üye ülkelerini Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne (BRI) entegre olması içinde stratejik bir öneme sahip.
 

Türkiye’nin son yıllarda ticaret ve stratejik savunma konularında Asya-Doğu ekseniyle daha yakın işbirliğinde olduğunu göz önüne alırsak, önümüzde ki süreç Türkiye’nin yükselişine işare edebilir. Doğru adımları doğru zamanda devlet aklıyla atan ,hukukun üstünlüğünü ve demokrasisini sağlamlaştırmış bir Türkiye’nin yıldızı parlayacaktır.” Diyen Esen Hanıma bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyoruz.