"Eğitimde AB üyesiyiz"

Anadolu Üniversitesi (AÜ) Uluslararası İlişkiler Birimi ve Erasmus Kurumu Koordinatörü öğretim görevlisi Zekiye Doğan, ''Avrupa Birliği'ne girdik veya giremedik'' yönündeki tartışmaların boşuna yapıldığını belirterek, ''Erasmus ve benzeri eğitim programlarıyla Avrupa Birliği'nin göbeğindeyiz'' dedi.

Eğitimde AB üyesiyiz
30 Ekim 2011 Pazar 10:06 tarihinde eklendi, 1.159 kez okundu.

 

Doğan, Erasmus programının Türkiye'de 2004-2005 akademik yılında başlayan bir program olduğunu ama bu programın Avrupa'da 2012'de 25. yılını dolduracak olan bir değişim programı olduğunu söyledi. 
   
 Erasmus programının sadece öğrencileri kapsamadığını, bu programla öğretim görevlilerinin de Avrupa'ya gittiğini ifade eden Doğan, şöyle konuştu: 
   
 "Değişimdeki kasıt şu, sadece öğrencinin değil öğretim elemanlarının da değişimini sağlayan, bunu teşvik eden, hibe veren bir program. Türkiye'de Erasmus Programı 2003-2004 akademik yılında pilot olarak uygulanmaya başlandı. Pilot üniversiteler arasında o zaman AÜ yoktu. Pilot olarak 11 üniversite seçildi ve Avrupa'daki bazı üniversitelerle bunların eşleştirilmesi yapılıp öğrenci değiştirmeleri istendi. 2004-2005 akademik yılında da tamamen tüm Türk üniversitelerinde uygulanmaya başlandı. Şimdi ise devlet ve vakıf üniversiteleri dahil yaklaşık 150 üniversitede bu program uygulanmaktadır. Erasmus'un Türkiye'de ilk başladığı yıl Türkiye'de en çok değişim yapan 3. üniversiteydik. 2005-2006 akademik yılında 2. üniversite olduk. 2006-2007 akademik yılında ise en çok değişim yapan 1. üniversite konumuna geldik. Şu anda da daha yeni Erasmus ulusal toplantısından döndüm. AÜ olarak ilk 4'ün arasındayız. Kimi zaman 3 veya 2'ye çıkıp değişiklikler olabiliyor ama ilk 4'den hiç düşmedik. Öğretim elemanı değişiminde ise bu yıl birinciyiz. 2007'de Erasmus programına staj hareketliliği dahil oldu. O konuda da birinci olduğumuzu biliyorum. Ayrıca Avrupa'dan da öğrenci geliyor. Gelen öğrenci sayısıyla da iki İstanbul üniversitesinin ardından 3'üncüyüz." 
     
Doğan, toplamda 324 üniversiteyle 622 anlaşmaları olduğunu belirterek, "Erasmus programı sadece Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği'ne aday ülkeler arasındaki faaliyet gösteren üniversiteler arasında yapılabilen değişim programı. Dolayısıyla biz de üniversite olarak birkaç ülke hariç hemen hemen bütün Avrupa Birliği ülkelerindeki üniversitelerimizle anlaşmamız var" dedi. 
     
Erasmus'un bir dil öğrenme programı olmadığını ama okul sonrasındaki dönemde öğrencinin akademik veya iş hayatında büyük faydalar sağladığını bildiren Doğan, şunları kaydetti: 
     
"Bu program kesinlikle dil öğrenme programı değildir. Yani öğrencilerin şöyle yanlış bir algıyla başlamasını istemem. 'Giderim oraya İngilizcemi şöyle bir düzeltirim', böyle değil. Ama Erasmus, okul bittiğinde öğrencilerimizin iş bulmasını çok kolaylaştırıyor. Akademisyen olmaya niyetli olan öğrenciler, yine üniversitelere başvurduklarında Erasmus deneyimleri onlar için çok büyük bir artı puan olarak geçiyor. Yüksek not alan öğrencinin zaten genel ortalaması yüksek olacağından ister istemez şansı artacaktır. Herkes dilini bir şekilde düzeltmeye ve iyileştirmeye çalışıyor. Gitmese bile bu bir fayda. Öğrencilerin olanakları takip etmeleri ve mutlaka yararlanmaları gerekiyor. Aksi takdirde o rekabet ortamında kaybolup gitmeleri kaçınılmaz. Öğrencilerimizden ricam, yabancı dil meselesini çözsünler, ortamlarını yükseltip Erasmus Programı'ndan faydalanmak için çaba sarf etsinler. Bu da olmuyorsa diğer olanakları araştırsınlar. Çünkü görecekler ki geri döndüklerinde yürüyüşleri bile değişecek. Bunu o kadar da iddialı söylüyorum."