Gökhan Yavuzel’in Yazdığı ''Küçük Kız'' Hikâyesi Gerçek Mi, Yoksa Kurgu Mu?

Gökhan Yavuzel’in 24 Mart tarihinde Yeni Yaşam Gazetesi’nde yayınlanan“Küçük Kız” isimli hikâyesinden bir alıntı.

Gökhan Yavuzelin Yazdığı Küçük Kız Hikâyesi Gerçek Mi, Yoksa Kurgu Mu?
05 Nisan 2021 Pazartesi 18:18 tarihinde eklendi, 1.071 kez okundu.

“Evleri yıkılmış, annesini kaybetmiş, kardeşlerinden haber alamamış, babasının bu yıkımdan intihar ettiğini söylüyordu. Kendisinin Suriye uyruklu, Türkmen bir aileye mensup olduğunu, savaştan Türkiye'ye kaçmış ailelerden biriyle buraya geldiğini söyledi. Birlikte geldiği aile; çadır evlere sığınmış, ancak kendisi onlardan ayrılıp izini kaybettirmiş”  
 

Gökhan Yavuzel’in 24 Mart tarihinde Yeni Yaşam Gazetesi’nde yayınlanan“Küçük Kız” isimli hikâyesinden bir alıntı.
 

 Acaba bu hikâye gerçek mi diye düşünmeden edemiyor insan. Öyle ya hikâyelerin konusu gerçek hayattan alınır diye bilinir. Ama lütfen bu hikâyenin konusu gerçek hayattan alınmış olmasın. Ülkemin insanı bu kadar duyarsız olmamalı. Özellikle sosyal medya platformu Twitter üzerinden bir çok insan tarafından hüzünle okunan yazının sonunda, ‘’Küçük Kız’ın’’ yaşamını trajik bir şekilde kaybetmesini konu alıyor.

“Küçük Kız” başlıklı öyküsünü okuduğunuz zaman kurgu olması için dua ediyorsunuz. Yine bir hayat dramına tanıklık ederek keşkelerle dolu pişmanlık çuvalına bir keşke daha atıyorsunuz. Öylesine hüzün dolu ve samimi bir dille yazılmış ki hikâyede yazarın yerine kendinizi koyup üzülüyorsunuz. Aslında okuyan herkesin aklına takılan soruyu, hikayenin yazarına sormak gerekiyor...

 

Peki ‘’Küçük Kız’’ Hikayesi Gerçek Mi?

 

Dijital bir Dünya’da yaşadığımız gerçeğiyle hemen Google üzerinden araştırmalara koyulsakta, aslında Yavuzel’in yazdığı hikaye ile ilgili olayın gerçek olduğuna dair bir habere ulaşılamıyor. Ama yine de Hikâyenin kahramanları ve olaylar öylesine gerçek ki acaba demeden de duramıyorsunuz. ‘Umarım sadece kahramanlar gerçektir ama olaylar kurgudur.’ diye yorum yapmış pek çok okuyucu.
 

Bu sorulara dair gerçeği yansıtan herhangi bir habere ulaşamayınca, doğrudan hikayenin kurgu ağırlıklı olduğu varsayımdan okurların yüreğine su serpildi. 
 

Sonuç olarak; Gökhan Yavuzel bu hikâye ile toplumsal bir yaraya parmak basmış. Bu hikâyedeki “Küçük Kız” her gün yanından geçip gittiğimiz o sokak çocuklarından biri sadece. Toplum olarak bu çocuklara sahip çıkmanın sadece devletin görevi olmadığını anlamamız gerekiyor.