"Kılıçdaroğlu askere yalvarıyor"

CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun 'TSK tepki vermesin' açıklamasını yorumlayan Başbakan Yardımcısı Arınç, "Kılıçdaroğlu'nun duyduğu endişe seçime yöneliktir. 27 Nisan bildirisini biz koymadık internete, biz cevabını verdik" dedi.

Kılıçdaroğlu askere yalvarıyor
31 Mayıs 2011 Salı 12:30 tarihinde eklendi, 1.646 kez okundu.

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Nilgün Balkaç'ın sorularını yanıtladı.
 
Arınç'ın açıklamalarından satır başları şöyle: "Kılıçdaroğlu asker oturduğu yerde otursun diyor, bundan yine Ak Parti kazançlı çıkar diyor. Onun duyduğu endişe seçime yöneliktir. 27 Nisan bildirisini biz koymadık internete, biz cevabını verdik. TSK'ya yalvarıyor, 12 Haziran'dan sonra ne yaparsan yap diyor. Ben öyle anlıyorum. Bir sene sonra seçime gidecek olsaydık, ne yaparsanız yapın üniformalararınızla yürüyün anlamına gelecek sözler söyleyecekti.
 
Orgeneral rütbesinde birinin tutuklanması üzüntü verici. Gazeteler boy boy fotoğraflar veriyor, biz de oralardan bir şey olduğunu zannediyoruz. Tutuklama bir ceza değil. Eğer yersiz olarak uzarsa o zaman cezaya dönüşür. Eldeki soruşturma dosyasını savcı biliyor, bu adamı tutuklayın diyor. Buna itiraz yolları var. Mutlaka bir itiraz yapılacaktır. Hukuk açısından eldeki bilgilerin ağırlığı bu kişinin tutuklanmasına yol açmış olabilir. Tutuklamalar mutlaka istisnai olmalı. Üzerinde rütbe, üniforma taşıyan insanların kamuoyunda itibarı olan insanların tutuklanırken çok daha ince düşünmek, daha çok serbest bırakılma yönünde karar verilmeli. Çok ciddi deliler varsa buna kimse bir şey diyemez. İddia edilen şeyler hazmedilecek şeyler değil. Tutuklamalar konusunda hassas davranılmaması hem yargıyı, hem TSK'yı yıpratıyor. Tutuklama kararı verirken daha özenli olmamız lazım. Tutuksuz yargılanmalar çok daha vicdanı olacaktır. Terfiler ayrı, tayin ve atamalar ayrı bir şey. Sadece bir kişi üzerinde durmayalım.
 
(Evren'in ifadeye çağrılması) Çok olumlu değerlendiriyorum. Hukuk bir soruşturma yapacak. Bunun sonucunda da dava açma ihtiyacı olursa dava açacak. 31 yıl sonra, 'gel bakalım, neden yaptın' diye sorulması bütün meseleyi çözecek.
 
(TÜSİAD Başkanı'yla polemik) Ben görüşlerimi anlatırken diplomasi zerafeti içerisinde konuşmam. Ben düz bir adamım. Ümit Boyner'in konuşması soruldu, ben de cevap verdim. O da cevap göndermiş. Onun ismiyle bana cevap verildi. Ben kendisini çok ağır eleştirdi, o da ağır eleştirmiş. İş burada bitti, ben burada söyleyeceğimi söyledim. Bir hanımefendiye karşı bunu yapmam. Başka yerde konuşmasını konuşuyorum. Bendeki kanaat pekişiyor. O sözlerde ne kadar haklıymışım diye düşünüyorum. O bu hükümeti beğenmiyor. Cumhuriyet nerede yangınlar içerisinde? Biz özgürlükler için ilerlerken, herkes içkiye ulaşmasın düşüncesini bunlar içkiyi de engelliyorlar... Sivil dikta anlayışını anlatmak kaygısı içerisinde Ümit Boyner. Yaptıkları hiçbirşeye sahip çıkmayan bir kuruluş var karşımızda. İtibar zayıflamasında kim etkili olmuştur derseniz birini söyleyemem.
 
İnternette düzenlenen şey isteğe bağlı. Eşinizi nasıl öldürebilirsiniz, bomba düzenekleri nasıl yapılır, hayvanlarla temas nasıl olur.. Bu kepazelikleri yayan, aile bütünlüğüne zarar verecek sitelere karşı. Kimse bunları yanlış bulmuyor, siz neden bahsediyorsunuz? Bu hangi özgürlüklerin önünde bir engel. Pornoma karışma diyea pankart taşıdılar. Bu garip insanların safında olmamalı. Toplumda böyle insanlar da olacaktır. Ama 72 milyonun düşüncesi böyledir diye kabul edemeyiz. Allah akıl fikir versin önce bana.
 
(MHP'deki kaset iddiaları) Özel hayatın gizliliğini ihlalle ilgili suçların cezalarını artırma yoluna gittik. Ben kasetlerde görünenlerin bizzat savcılıklara başvurarak olayı ortaya çıkarmalarını söyledim. Hiçbirisi ne savcılığa gitti, ne belge verdi. Bir kişi hariç Akif Hamzaçebi. Onu tebrik ediyorum. Savcılık olayı aydınlattı ve kadınla ilgili iddianame tanzim edildi. Her erkek böyle bir zaafa düşmüş olabilir. Hamzaçebi bir tezgahı bozdu. MHP'nin başkanlık divanında adam kalmadı."