Yazarlar

Kadir Çelik
Kılıçdaroğlu nereye gitsin

 

Bu kural herkes için geçerlidir ama, siyasetçi için KDV'si de vardır.

 

İnsanın diliyle beyni arasındaki mesafe uzun olacak !

 

Yani; her sözünü ölçerek, tartarak, empati kurarak iki dudağının arasından piyasaya sunacak.

 

Kılıçdaroğlu bu aralar belli ki sinirleri yay gibi, ağzına geleni frensiz ok gibi fırlatıyor.

 

Meclis önünde kendini yakan adama tavsiyesini (!) duyunca, siyasetin insanın duygularını nasıl kirlettiğnine bir kez daha tanık oldum.

 

O adam Meclis önünde değil, kendini Beştepe'de sarayın önünde yakmalıymış; belki o zaman Erdoğan yanan adamın dumanını görürmüş !

 

Kılıçdaroğlu'nun aklı adamın yanmasına ''evet'' demiş, ama mekan yanlış .

 

Böyle düşünen biri; Başbakan olmayı bir kenara bırakın, kedi sevenler derneğine üye bile yapılmaz.

 

Hiç kimse ses çıkarmasa, Panter Emel yapışır yakasına ve bırakmaz !

 

Benim Kılıçdaroğlu'na tavsiyem; bu yoğun, yorucu ve yıpratıcı ortamdan biraz uzaklaşıp, huzuru bulacağı sakin bir ortamda dinlenmek.

 

Kaz Dağları olabilir; Küçükkuyu'da Yeşilyurt Köyü idealdir.

 

Olmadı, Karadeniz'in köyleri, hangi kapıyı çalsa bey gibi misafir edilir.

 

Antakya'nın havası, suyu insan kokar; medeniyet bakiyesi insanlardan öğrenecek çok şey var, Medeniyetler Korosu isterse Kılıçdaroğlu'na özel koner bile verir.

 

Seferihisar başlı başına huzur, uzat ayaklarını denize doğru, dalgaların sesi yanmanın değil, insan gibi yaşamıyı fısıldar.

 

Mardin'i duyar gibiyim, ''Yolla bize Kılıçdaroğlu'nu'' diyor sanki, bir haftada garantili terapi, beğenmezse parası iade !

 

Bunlar uymazsa, git memleketine, doğdun topraklara dön geri, Nazimiye basar seni bağrına.

 

Sor ahaliye, ''Siyasete girmeden ben böylemiydim'' !

 

Nazimiye ne derse doğrudur, O sese kulak ver.

 

İstersen Ankara'ya dönme, hayat; siyasetten ibaret değil !

Paylaş :