Mali polis Karacanların peşinde

Demirören Grubu, Ali ve Ömer Karacan’ı, “Nitelikli dolandırıcılık” yaptıkları iddiasıyla Savcılığa şikayet etti.

Mali polis Karacanların peşinde
26 Aralık 2011 Pazartesi 11:18 tarihinde eklendi.

 

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, Karacan kardeşlerin ifadesinin alınması için İstanbul Emniyeti’ne yazdı. 
 
Ali ve Ömer Karacan, Mali Polis Dolandırıcılık Masası’na gidecek
 
Ancak bu noktada ilginç bir gelişme oldu, Ali ve Ömer Karacan’ın yurtdışında oldukları ortaya çıktı. Avukatları,  Karacanlar’ın ‘firari’ duruma düşmemesi için savcılığa başvurup “15 Aralık’ta yurda dönecekler” taahhüdünde bulundu.
 
Ancak, Ali ve Ömer Karacan İstanbul’a dönmedi. Avukatlar, yeni bir dilekçeyle, “Milyon dolarlık bir yatırım sözleşmesi imzalayacaklardı, Süre uzadı. 5 Ocak’ta dönecekler” diyerek yeni bir süre aldı.  Ali ve Ömer Karacan, 5 Ocak 2012′de  Dolandırıcılık Masası’nda sorgulanacaklar. 
 
Erdoğan Demirören’in kızı Meltem Oktay’ın iki ay önce  İstanbul 47.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu dilekçesinde, ‘Dolandırıcılık ‘iddiasına ilk kez yer vermişti.
 
Ve Demirören Ailesi, ay başında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na beklenen başvuruyu yaptı. haberhakki.com bu gelişmeye ilişkin ayrıntılara da ulaştı.
 
“ŞİRKETLERİNİN İÇİ BOŞ ÇIKTI, DOLANDIRILDIK”
 
Ali Karacan, Demirören Grubu’yla oluşturdukları DK Gazetecilik Yayıncılık A.Ş.’ye, taahhüt ettiği halde ödeme yapmamak ve  kendisine ait Number One grubunu gerçek dışı belgelerle  40 milyon Dolar değerinde göstermekle suçlanıyor.  Demirören Grubu,   Karacan’a ait şirketlerin ‘içi boş’ olduğunu iddia ediyor.  Dilekçede, Karacanlar şöyle suçlandı: “Sermaye olarak 1 kuruş dahi koymayan, ortağına yanlış bilgi vererek onun güvenini sarsan bu insanlar şimdi de 670 çalışanın ekmeğiyle oynamak istemektedirler”
 
ŞÜPHELİ KARACAN KARDEŞLER: 15 ARALIK’TA GELİRİZ
 
Bakırköy Başsavcılığı, Demirören’in bu şuç duyurusu üzerine Kasım ayı sonunda  hemen İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bir yazı yazarak, “Şüpheli Ali ve Ömer Karacan’ın, dolandırıcılıktan ifadelerinin alınmasını” istedi. Mali Şube Müdürlüğü, Dolandırıcılık Masası hemen devreye girdi. Karacanlar’ı Emniyet’e davet etti.  Ali ve Ömer Karacan’ın avukatları  Turgay Demirci, “Müvekkiller yurtdışında” yanıtını verdi. Avukat Demirci, Savcılığa 5 Aralık’ta bir dilekçe vererek, “İş görüşmeleri 15 Aralık’ta bitecek. Müvekllerimizi 0 gün Dolandırıcılık Masası’nda bulunduracağız” diye beyanda bulundu.
 
“15 ARALIK’TE GELEMEDİ, ÖZÜR DİLERİZ” 
 
Ancak, belirtilen tarihte, yani 15 Aralık’ta Karacan kardeşler Emniyete gelmedi. Bir gün sonra  Avukat Sinem Dökmeci Bakırköy Başsavcılığı’na yeni bir dilekçe sundu. Bu dilekçede, haklarında 2011/95827  No’su ile soruşturma  yürütülen Karacan kardeşlerin  dönüş tarihlerini erteledeği belirtildi  ve şu ifade kullanıldı:
 
“Mali Şube Dolandırıcılık Masası tarafından ifadeye çağrılan müvekkillerimiz Ali Naci Karacan ile Ömer İhsan Karacan, ’ın 1 yıl öncesinden planlanmış, konferans ve iş görüşmeleri nedeniyle yurtdışında bulunduklarını belirtmiştik. İş görüşmelerinin bitmesini planladıkları tarihi göz önüne alarak, 5 Aralık günlü dilekçeyle, kendilerini 15 Aralık’ta ifadede hazır edeceğimizi belirtmiştik.” 
 
Karacanlar’ın avukatı, Savcı’ya yeni bir tarih vermek için yazdığı dilekçede, ilginç bir bilgiyi de gündeme getirdi ve Ali Karacan’ın, “Milyon dolarlık bir yatırım için temaslarda bulunduğunu” açıkladı.
 
İşte dilekçenin kritik bölümü:
 
“Uluslararası finans kuruluşları ile 3 aydır görüşmeleri süren ve milyon dolarlık bir yatırıma ilişkin olan sözleşmenin imza aşaması, müvekkilimin rızası dışında uzadı. Aralık ayının son günlerine kaldı. Bu nedenle müvekillerim dönüş tarihlerini değiştirerek  TÜRK HAVA YOLLARI’NIN 5 Ocak 2012 tarihli TK 1986 sefer sayılı uçağından dönüş bileti almak zorunda kaldı.”
 
“GELİR GELMEZ DOLANDIRICILIK MASASINA GETİRECEĞİZ”
 
Av. Sinem Dökmeci,   Karacan kardeşlerin 5 Ocak’taki uçuşla ilgili THY biletinin fotokopisini de Savcılığa sundu. Av. Dökmeci, “Geldiklerinden  itibaren en kısa sürede ifadelerini vermek üzere Mali Şube Dolandırıcılık Masası’nda hazır edeceğimizi saygıyla bildiririz” ifadesini kullandı.
 
Erdoğan*Yıldırım Demirören Karacanlarla ortaktı
 
Demirören Ailesi’nin Savcılığa yaptığı başvuruda;  ”Karacan kardeşlerle Milliyet Gazetesi’nin eski sahibinin oğulları oldukları için işbirliğine gittik. Sözlerine güvendik. Dolandırıldığımızı sonradan anladık” görüşüne yer verildi.
 
Ali Naci Karacan ve Ömer İhsan Karacan’la, Milliyet ve Vatan gazetelerini satın almak için  yüzde 50′şer payla DK Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş.’nin kurulduğu hatırlatıldı ve şu değerlendirme yapıldı:” Sözleşme  gereği   Karacan Ailesi’ne ait olan İki Numara Radyo ve Televizyon Yayınları A.Ş.’nin Demirören Grubu tarafından 20.000.000.-USD’ye satın alınacaktı. Değerinin 40 milyon Dolar olduğu öne sürülmüştü.  Bu aşamada Demirören Grubu, sözleşmede davacılardan satın alınması öngörülen şirketi finansal ve hukuki açıdan hiç incelememiş ve Davacıların ifadelerine iyi niyetle güvenmiştir. Ancak belgeleri gizlenen şirketin, borca batık olduğu ortaya çıktı ve Demirören Grubu tarafından satın almak istemedi.”
 
KARACAN İÇİN 7 YIL HAPİS İSTEDİLER
 
21 Temmuz 2011′de, DK Gazetecilik için için 20 milyon Dolar ödemeleri gereken Karacanlar’ın, bu tarihten bir gün önce şirket yönetim kurulundan istifa ederek gazeteleri çalışamaz duruma getirmeyi planladıkları da öne sürüldü. Bu nedenle şüpheli Ali ve Ömer Karacan’ın ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi gereği 7 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Savcılık, iddiaları ciddi bulursa, iddianame hazırlayıp, Karacanlar hakkında Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açabilecek. Ya da  iddialar belgelenemezse, takipsizlik kararı verebilecek.
 
 
haberhakki.com