Sürrealizmin ustası İstanbul'da

Sürrealizmin büyük ismi Salvador Dali bilinçaltından beslenerek yaptığı unutulmaz eserleriyle MSGÜ Tophane-i Amire'de

Sürrealizmin ustası İstanbulda
23 Aralık 2011 Cuma 11:39 tarihinde eklendi, 3.474 kez okundu.

 

Gerçekle gerçek üstünün birleştiği yere adını yazdırmış bir ressam... Sürrealizmin üstadı, hayatın sarkastik tarafının farkında, sembollerini zekice kullanmış bir deha... Büyük İspanyol ressam Salvador Dali, bugünden itibaren Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Amire’de ‘İlahi Komedya’, ‘Gala ile Akşam Yemeği’, ‘Sürrealizm İzleri’ serileriyle ağırlanacak. 
 
İtalyan şair Dante’nin ‘İlahi Komedya’sı şüphesiz pek çok sanatçıya ilham kaynağı oldu. İtalyan hükümetinin Dante’nin 700. doğum günü şerefine Dali’den ‘İlahi Komedya’yı resmetmesini istemesi üzerine Katalan ressam da Dante’den ilham alanlar kervanına katıldı. Ancak Dali, Dante’nin ‘İlahi Komedyası’ndaki tasvirlerinden beslenmiş olsa da bu tasviri kendine özgü bir imgelemle anlatmayı seçti. Tıpkı Dante gibi Dali’nin ‘öteki dünya’sı da kendine has semboller barındırır. ‘İlahi Komedya’nın Dali yorumu, sembolizmin ve sürrealizmin ince işçiliği olarak ortaya çıkmış, pek çok eleştiriye rağmen sonlandırılmış ve Dali’nin sanatsal gelişiminin bir çeşit özeti olarak kabul görüyor. 
 

 
Dali, ‘İlahi Komedya’da tıpkı Dante’nin biricik aşkı Beatrice’in şaire yol göstermesi gibi kendine bir kılavuz seçti. Dali, Gala’yı ‘hayat ışığı’ olarak bu seriyi hazırlamasında ilham kaynağı olarak aldı. Pek çokları için ‘skandal’ niteliği taşıyan bu evlilik Dali’nin eserlerinde etkili oldu. Tophane-i Amire’de sergilenecek olan ‘Gala ile Akşam Yemeği’ serisi de ismi itibariyle akıllara bir kez daha bu evliliği getireceğe benziyor. 1971’de resmedilen Gala ile Akşam Yemeği 12 adet renkli litografiden oluşuyor. 
 
Çocukluktan beri aşçı olmayı isteyen Salvador Dali, restoran ve aşçıların mönülerinden oluşturduğu ‘sürrealist gastro-estetik’ hikâyelerini bu seride bir araya getiriyor. Dali, yemek parası olmadığı için açlıktan ölmek üzere olan sanatçıyı değil, sanat tutkusuyla yanıp tutuşan sanatçıyı, sanatın hazzını yemek gibi gören sanatçıyı resmediyor. 
 
Serginin son serisi ‘Sürrealizm İzleri’ Dali’nin 9 tane renkli basım litografisinden oluşuyor. Bu seride yer alan eserler gerçekle hayalin ayrımının mümkün olmadığı bir dünyaya işaret ediyor. Gündelik hayatın gerçeklik anlayışını, Dali bu serisinde, sarkastik bir tavırla ele alıyor. Dali sembolizminin ve sürrealizminin örnek niteliğinde çalışmalarını barındıran seri, Dali, Gala, saatler gibi önemli sembolleri içeriyor. Salvador Dali 26 Şubat 2012’ye kadar, daha önce Andy Warhol ve Rene Magriette gibi dünyaca ünlü ressamların eserlerini barındıran InArtis ve Kült işbirliği ve Radikal gazetesinin basın sponsorluğunda Tophane-i Amire’de ağırlanacak.
 
 
‘Bilinçaltının sanata yansıması’ 
Almanya’da baş gösteren Dadaizm akımından da etkilenerek Fransa’da 1920’li yılların ortasında beliren Sürrealizm akımı, yalnızca görsel sanat alanında kalmayarak edebiyata da sıçradı. Manifestosunu Andre Breton’un yazdığı akım ‘bilinçaltının sanata yansıması’ndan aldı. Hayali imgeleri ve halüsinasyonu andıran fenomenleri eserlerine taşıyan sürrealist ressamlar ‘bilinçli’ olandan uzaklaşarak kendi gerçekliklerini aktardılar. Salvador Dali de ‘hayallerinin fotoğrafı’nı aktaran eserler verdi.
 
 
Salvador Dali hakkında kısa kısa... 
1904 Katalonya doğumlu sürrealist ressam Salvador Dali yaşamı boyunca eserleriyle ve ‘ilginç’ yaşam tarzıyla dikkat çekti. 
 
Tanıştığı anda etkilendiği Paul Eluard’ın eşi Gala ile olan birlikteliği sonraki yıllarda evliliğe dönüşünce hayatının en büyük skandalına imza atmış oldu. 1936’da Londra Uluslararası Sürrealist Sergisi’nde konuşmak üzere sahneye dalgıç tulumuyla çıkan Dali, bununla da yetinmeyerek tulumun beline mücevher işlemeli bir kama taktı. Bir elinde bir bilardo ıstakası tutarken diğeriyle de bir çift kurtköpeğini çekiştiriyordu. Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı. Sanatçının skandalları ününe ün katarken, eserleri daha geniş kitlelere yayılmaya başladı. 
 
1931’de tamamladığı, Dali’nin kimliğinde önemli yeri olan ‘Belleğin Azmi’ büyük bir dönüm noktası oldu. Dali’nin zaman kavramıyla olan sorununun örneklerinden olan bu eser zamana karşı bir başkaldırı olarak yorumlanır. Dali ise bundan bir süre sonra, resmi yaparken ilhamı Fransız peyniri Cemembert’in erimesinden aldığını söyledi. 
 
Dali’nin sanatında en önemli olaylardan biri de Sigmund Freud’la tanışması. Birkaç portresini de yaptığı Freud’un bilinçdışı kavramına yaklaşımından epey etkilenen Dali, psikanlistin ‘Düşlerin Yorumu’nda da değindiği gibi bilinçdışı kavramına eserlerinde geniş yer verdi. Tıpkı Dali gibi pek çok sürrealist ressam buzdağının görünmeyen kısmına yoğunlaşarak, görünen gerçeğe değil, bilincindeki gerçeğe yöneldi.