Telegol'e "tape" makası mı ?

Kanaltürk'te yayınlanan Telegol programını izlemek için ekranların başına geçen sporseverler dün gece bir sürprizle karşılaştı.

Telegole tape makası mı ?
21 Şubat 2012 Salı 11:33 tarihinde eklendi, 3.364 kez okundu.

Serhat Ulueren’in sunduğu, Erman Toroğlu, Ziya Şengül, Kaya Çilingiroğlu, Gökmen Özdenak gibi kişilerin yorumculuk yaptığı program dün gece yayınlanmadı.


Serhat Ulueren ile şike davasının 1 numaralı sanığı Olgun Peker arasında tapelerin ortaya çıkmasının ardından programın yayınlanmaması dikkat çekti.

Objektifhaber'in ulaştığı Gökmen Özdenak programın yayınlanmamasıyla ilgili "Program yapımcıları konuşacak konu yok dediler ve bu nedenle programın yayınlanmayacağını söylediler. Benim bilgim bu. Bu akşam hep birlikte ödül almaya gideceğiz, heralde orada ayrıntılı konuşuruz" dedi.


ULUEREN İLE OLGUN PEKER NELER KONUŞMUŞTU ?
 
Güneş gazetesi yazarı Rıza Zelyut dün Ulueren'in dava dosyasına giren telefon konuşmasını yayınladı.

Davanın bir numaralı şüphelisi konumundaki Olgun Peker ile Serdar Ulueren arasındaki konuşmada Serdar Ulueren, Olgun Peker'e "babacağım" diye hitap ediyor.
 
"Serhat Bey kardeşim!" diyerek yazısının girişini yapan Güneş yazarı Zelyut, bu tapeyi neden yayınladığını şu satırlarla izah etti :
 
"Sen ve dört arkadaşınız; televizyondaki programınızda Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe’yi çoktaaaan mahkum ettiniz. Bu arada; bana göre kendisi şike olan şike soruşturmasındaki telefon konuşmalarını da aranızda gülüşerek okuyorsunuz. Şimdi ben de size bir telefon konuşması okuyacağım. Hem de şike davasının  1 numaralı şüphelisi; siz medyanın kamuoyuna mafya babası diye yansıttığı Olgun Peker’in yaptığı bir konuşma bu. 12. Ek Klasör 360. sayfada yer alan bu konuşmayı  bakalım hatırlayabilecek misiniz:
 
Konuşma tarihi  : 22.03.2011
Konuşma saati  : 15.23
 
Serhat ULUEREN (S.U): Efendim
Olgun PEKER (O.P): Alo
S.U : Efendim ?
O.P : Canım ne yapıyorsun ? Olgun ben.
S.U : Ha iyi babacığım. Ne yapıyorsun ?
O.P : Ne yapayım geldim bir kaç günlüğüne de eee
S.U : Hoş geldin görüşelim.
O.P : Hoş bulduk. İnşallah yarın falan müsaidim de sana bir şey söyleyeyim de bilgin olsun diye hani...
S.U :Buyur abi
O.P : Şimdi buraya geldim bu İstanbul veya işte bir takım Giresunspor’da oynayan futbolcuları polis çağırıyormuş. Olgun PEKER size senet imzalattı mı falan diye ifade alıyormuş biri mail atmış Olgun PEKER futbolculara senet imzalatıyor diye alakasız bir şey doğrusu kendim de geldim şimdi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ne var nedir hani
S.U : Tamam
O.P : Bir şey varsa ben ifade vereyim yok bi ... dediler ya bunu herhalde biri i.nelik olsun diye yaptı yine
S.U : Hıı
O.P : Yarın bugün eee basına falan düşer yanlış anlaşılır sana da bir haber vereyim dedim ya
S.U : Yok abi ben bunu kullanmam merak etme sen rahat ol
O.P : Yani böyle bir şey varmı ya 1 günlüğüne geldim
S.U : Ben Giresunspor’la ilgili bu şeyi kullanmam babacığım sen rahat ol
O.P : Hayır yani birşey yani böyle bir adilik olabilir mi yaa sen ne yapıyorsun iyi misin ?
S.U : Bu konuda ne gerekirse yaparım yardım ederim sana...
O.P : Allah razı olsun.
S.U : Patronlarla ben seni hemen arayım
O.P : Tamam görüşürüz müdürüm görüşürüz
S.U : Hadi öptüm
O.P : Sağol
 
RAHAT OL SERHAT KARDEŞ
 
Zelyut yazısının sonunda da Ulueren'e şu sözlerle seslenmişti:
 
"Serhatçığım!
Eğer yukarıdaki gibi bir konuşmayı Olgun Peker; Aziz Yıldırım ile yapmış olsaydı; sen ve dört arkadaşın her programda bunu yayımlar; “Oynat bakalım!” diyerek dalganızı geçerdiniz.  
Eğer bu konuşmaya ben de sizin veya  şike soruşturmasını yürüten Savcı Berk’in mantığı ile baksa idim; senin Olgun Peker’in adamı olduğunu; hatta çeteye yardım ettiğini düşünürdüm. Konuşmaların şekli bunu gösteriyor çünkü. Lakin; çağdaş hukuk gereği, bu telefon konuşması , tek başına bir insanı çete üyesi gibi göstermeye yetmez.  Sadece telefon konuşması delil sayılsa senin de “şüpheli” ilan edilmen gerekmez miydi?"