Canlar değil, saçlar kurban olsun

MEME kanseriyle mücadele eden kadınların yaşadığı sıkıntıları, psikolojilerini anlatmak amacıyla çekilen belgesel için kadınlar, balık ölümlerinin yaşandığı Riva deresi kıyısında saçlarına kestirdi.

Canlar değil, saçlar kurban olsun
04 Mart 2015 Çarşamba 16:57 tarihinde eklendi, 1.671 kez okundu.
MEME kanseriyle mücadele eden kadınların yaşadığı sıkıntıları, psikolojilerini anlatmak amacıyla çekilen belgesel için kadınlar, balık ölümlerinin yaşandığı Riva deresi kıyısında saçlarına kestirdi.
 
Belgeselin yapımcılığını ve yönetmenliği Nejla Demirci üstleniyor. Kendisi de belgesele destek için sıçını kazıtan Nejla Demirci, "Bu belgeseli sadece meme kanseri olan kadınlar için değil bu riski taşıyan herkes için çekiyorum. Aileler, arkadaşlar, eşler için çekiyorum. Bu belgeseli izleyenler ağlamayacaklar, üzülmeyecekler onlara bu hastalığı aşabileceklerini, üstesinden gelip onu yenebileceklerini anlatmak istiyorum.' diye konuştu.
 
Çekimleri süren belgesel ile özellikle hastalığın teşhis, tedavi ve iyileşme dönemlerinde kadınların yaşadığı fizyolojik-psikolojik travmanın, korku ve endişenin büyümeden hafifletilmesine destek olmak hedefleniyor. Belgesel, bir yandan meme kanseri ile mücadele eden ana karakterin tedavi sürecini takip ederken, diğer yandan tedavisi tamamlanarak hayatına devam eden farklı kadınların hikâyelerini de paylaşıyor.
 
Zihinsel, bedensel ve yakın çevre iletişimini de odağına alan belgesel; semboller, kavramlar, sanat yoluyla etkili bir görsel dil kullanmayı amaçlıyor.
 
SONBAHARDA BİTİRİLECEK
 
Hastaların kanseri kabullenerek ve sosyal yaşam içindeki olumsuzluklarıyla yüzleşerek kanser ile nasıl mücadele ettiğine dair ipuçları sunun belgeselin odağında hastaların yakın çevre ile olan iletişimi, yaşadıkları fiziksel ve psikolojik değişiklikler yer alıyor. Belgeselin bu yılın sohbaharında bitmesi öngörülüyor.
 
Belgeselin yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenen Nejla Demirci, şunları söyledi:
 
"Her 3 kadından bir tanesi meme kanseri oluyorsa, bu kadınlar için ciddi bir sorundur. Kadınlar meme kanserini bir hastalık gibi yaşamıyor; bu hastalık kadınlar için bir travma. Beden biçimlerinde yaşanan değişiklikler, iş hayatından izole olmaları, yaşadığı zorlukların sadece birkaçı. Kadınlar için çok önemli olan saçını, kaşını, kirpiğini kaybetmek hayatı başka bir forma sokuyor. Ben işin psikolojik yanı ile ilgileniyorum. Kemoterapiden sonra saçları dökülen kadınlar için bir iş bulmak da hiç kolay olmuyor. İstatistikler meme kanserine yakalanmış kadınların yüzde 95'inin eşleri, sevgilileri yani hayatlarında ki erkekler tarafından terk edildiğini gösteriyor. Ben bu belgeseli yaparken bunlara dikkat çekmek istedim. Bunları anlatmak istedim. Bu belgeseli sadece meme kanseri olan kadınlar için değil bu riski taşıyan herkes için çekiyorum. Aileler, arkadaşlar, eşler için çekiyorum. Bu belgeseli izleyenler ağlamayacaklar, üzülmeyecekler onlara bu hastalığı aşabileceklerini, üstesinden gelip onu yenebileceklerini anlatmak istiyorum.'
 
LONDRA'DAN DESTEK
 
Belgeselde yer alan ana karakterlerin yanısıra, yönetmen Nejla Demirci de destek için saçlarını kestirdi. Kadınlar, yaşadığımız gezegenin, suyun, toprağın, temiz havanın ve sağlıklı gıdanın öneminin hatırlatılması amacıyla saçlarını kestirmek için özellikle Riva Deresi'ni seçti. İngiltere'de yaşayan Nimet Polat adlı kanser hastası kadın da projeye destek vermek için Londra'da saçlarını kazıttı.

DHA