Korkutan rakam!10 kat arttı...

Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı reddinin Türkiye’de 10 yıl içerisinde katlanarak arttığını belirterek "40 bini geçti” dedi.

Korkutan rakam!10 kat arttı...
28 Eylül 2019 Cumartesi 10:27 tarihinde eklendi, 1.247 kez okundu.
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği tarafından, bu yıl 8’incisi düzenlenen Ulusal Aşı Sempozyumu, Ankara’da bir otelde gerçekleştirildi. Sempozyumda aşının önemi, aşılamada son yıllardaki gelişmeler, aşı uygulamaları, uygulama değişiklikleri, yeni aşılar, yetişkin aşılaması ve aşı kararsızlığı gibi sorunlar ele alındı.
Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, sempozyumda yaptığı konuşmada aşılama ile sadece birey sağlığı değil, toplum sağlığının da korunduğunu dile getirdi. Ceyhan, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, 2019’da toplumu bekleyen en büyük 10 tehlikenin başında aşı kararsızlığının geldiğini kaydetti.
 
Aşı reddinin Türkiye’de 10 yıl içerisinde katlanarak arttığını söyleyen Ceyhan, “Ülkemizde aşı reddi katlanarak artan bir sayıya ulaşarak 40 bini geçti” dedi. Aşılamaya önem verilmesi gerektiğini kaydeden Ceyhan, “Bütün dünyada gerek devletler, gerek akademik çevre gerek aşı sanayi büyük çalışmalar yapıyor. Çünkü çalışmalar yapmak zorundayız. Bu oranla devam ederse aşılama oranlarımız düşüp sonunda yüzde 5 civarında bir aşılanmamış çocuk sayısına ulaşırsak salgınlar başlayabilir” diye konuştu. Türkiye’de şu anda 13 hastalığa karşı aşılama programı yürütüldüğünü belirten Ceyhan, “Aşılama sayesinde her yıl 14 bin 296 ölüm engelleniyor. Yeni aşıların takvime eklenmesiyle yılda ortalama bin çocuğun daha hayatı kurtarılabilir” dedi.
 
‘Bir şeyler yapmalı’
 
“Aşı karşıtlığına karşı bir yaptırım olabilir mi” sorusuna Ceyhan, şu yanıtı verdi:“Bu yolu kullanan ülkeler var. İtalya gibi Fransa gibi ülkeler yakın zamanda zorunlu aşı yasasını çıkardılar. Amerika’da da var. Eğer çocuğunuzu aşılandığını belgeleyemezseniz kreşe almıyorlar. Okula almıyorlar. Türkiye’de de böyle bir yasa tasarısı hazırlandı. Sağlık Bakanlığı’nca Meclis’e kadar gönderildi. Orada kaldı. Zorlamak yerine insanları ikna edelim dendi. İnsanları ikna etmek için de bir şeyler yapmak lazım.” (Milliyet)