Arhavi'de HES direnişi

Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı Konaklı ve Kemerköprü Köylüleri, iki köyü birbirine bağlayan Sidere Deresi üzerinde yapılması planlanan HES projesine karşı dere kenarında HES’lere karşı direniş çadırı kurdu.

Arhavide HES direnişi
30 Ağustos 2012 Perşembe 20:15 tarihinde eklendi, 2.298 kez okundu.

Köylülerin 25 gündür çeşitli etkinlikler düzenlediği, HES mücadelesine ilişkin belgesel filmlerin izlendiği ve nöbet tuttuğu çadır ziyaretçi akınına uğruyor.

 
Köylülerin daveti üzerine, Konaklı ve Kemerköprü köylerinde kurulan direniş çadırını ziyaret ederek köylülere destek veren Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan, adeta köylülerin soru yağmuruna tutuldu. Köylülere, Fındıklı’da HES mücadelesi veren ve HES’lere karşı dere kenarlarında nöbet tutan köylüler de destek verdi.
 
Köylülerin hazırladığı program öncesinde HES’lerle ilgili belgesel gösterimi ve HES mücadelesine ilişkin sinevizyon gösterimi yapılırken; köylüler adına konuşan Hamdi Gökdeniz, “Bu hareket,  başlangıçta çevreye duyarlı ve köyünü çok seven birkaç arkadaşla başlatıldı. Fakat kısa bir süre sonra civar köylerde yaşayan vatandaşlar tarafından bir onur ve mücadele kampı haline getirildi” dedi.
 
Gece geç saatlere kadar süren söyleşide DEKAP Sözcüsü Şan, köylülere HES’lerin kendileri için ne anlama geldiğini, HES’ler başta olmak üzere maden aramaları ve taşocaklarına karşı sürdürülen yaşam mücadelesinin gelişimiyle ilgili bilgiler verdi.
 
Özellikle HES projelerine karşı Anayasal sorumluluk, hak ve özgürlükler ile, demokratik hak ve özgürlükler, yasal prosedür ve hukuk kuralları ve bilimsel raporlar çerçevesinde sürdürülen yaşam mücadelesinin, siyasi iktidar ve yetkililer tarafından farklı noktalara çekilerek çeşitli suçlamalarla karşı karşıya bırakıldığını anlatan Şan, “Suyuna, toprağına, tarihine, geçmişine, sosyal ve kültürel değerlerine sahip çıkan insanlar artık ‘vatan sevmez’ olarak nitelendiriliyor. Yargı kararları, bilimsel raporlar, hukuk, yasalar, akıl ve izan ortada! Bizi bu suçlamalarla yıldıramazlar. Tamamen bağımsız, yerel bir halk hareketi olarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.
 
Karşılarında büyük sermaye gurupları ile iktidarın gücünün olduğunu ancak hiçbir gücün halkın gücünden daha üstün olmadığını anlatan DEKAP Sözcüsü Şan, “Bizim enerji ve yatırım karşıtı olduğumuzu ileri sürüyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Hangi akıl ve mantık bunu kabul eder? Bizler yaşam mücadelesi veriyoruz. Yaşam alanlarımızın elimizden alınmasına karşı duruyoruz! Yaşam alanımızın başka bir alternatifi yok. Bunu anlatmaya çalışıyoruz. Görmeyen gözler, duymayan kulaklar bizden alternatif bekliyor. Bizim böyle bir lüksümüz veya sorumluluğumuz yok! Bu sorumluluk, bu projeleri bizlere dayatanlarındır” diye konuştu.

 
Arhavi’nin Konaklı ve Kemerköprü Köylerini birleştiren Sidere Deresi üzerinde Arhavili bir firma tarafından yapılması düşünülen Kavak 1-2 HES projesi ile köylerden geçen iki derenin tünellere alınarak başka bir vadiye aktarılacağını aktaran Şan, diğer bölgelerde olduğu gibi Arhavi halkının da suyuna, toprağına, deresine, doğasına ve yaşam alanlarına sahip çıktığını söyledi.
 
Ülkemizde enerji açığı bahanesiyle geliştirilen HES projeleriyle suların ticarileştirilerek, bir meta gibi görülmek istendiğini anlatan Şan, “Artık bu rant çevreleri içeceğimiz suyumuza bile göz dikmiştir. HES’lere karşı verdiğimiz hukuksal mücadelelerde elde ettiğimiz kazanımlar görmezden gelinerek, projeler adeta dikte ettirilmeye, kolluk gücüyle yaptırılmaya çalışılmaktadır. Halkın can ve mal güvenliğinden sorumlu olan ve halk için var olan kolluk kuvvetleri, bu şirketlerin saldırılarına karşı halkı, köylüleri koruması gerekirken, bunun tam tersi olması oldukça düşündürücüdür” dedi.
 
Şan, HES’lerdeki asıl hedefin elektrik enerjisi üretmek olmadığını, temelde suların kontrol altına alınarak el konulmasının hedeflendiğini anlatarak, “Bakın, ülkemizin Enerji Bakanı çıkıyor, ‘elektrikte açığımız yok, fazlamız var’ diyor. Orman ve Su Bakanı ise tam tersini söylüyor! Bu nasıl bir anlayış ve uygulamadır? Projelere baktığımızda neredeyse su dahi olmayan, 15-20 yıl öncesine göre neredeyse can suyu seviyesinde olan derelerde kurulduğunu görüyoruz. Birkaç dere birleştirilmek isteniyor, taşıma suyla HES döndürecekler! Bu derelerde zaten su yok! Neden bunca proje dayatılıyor peki? Olmayan şeyden enerji mi üretilir? Hiç kimse boşuna heveslenmesin, Arhavi’den de, diğer vadilerimizden de onların bu projelerine içmek için dahi su vermeyeceğiz” diye açıklamalarını sürdürdü.