Öcalan'lı PKK bayraklı tabut!

Hakkari'de çıkan olaylarda polis kurşunuyla öldürüldüğü iddia edilen Mehmet Reşit İşbilir ile Veysel İşbilir'in cenazesinde tabutların üzerine Öcalan ve PKK'yı simgeleyen bayraklar serildi.

Öcalanlı PKK bayraklı tabut!
07 Aralık 2013 Cumartesi 19:01 tarihinde eklendi, 1.719 kez okundu.
Hakkari'nin Yükeskova ilçesinde dün çıkan olaylarda polis kurşunuyla öldürüldüğü iddia edilen Mehmet Reşit İşbilir ile Veysel İşbilir'in cenazesi bugün Yüksekova'da aralarında BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkanı Sebahat Tuncel, BDP'li milletvekilleri ve binlerce kişinin katıldığı cenaze töreni ile Akalan mezarlığında toprağa verildi.
 
Orman Mahallesindeki Kışla camiine getirilen tabutların üzerinde Abdullah Öcalan ve PKK'yı simgeleyen bayrakların serili olduğu gözlendi. Camide kılınan cenaze namazının ardından kalabalık eşliğinde cenazeler, 4 kilometre uzaklıkta bulunan Yüksekova ilçesi girişindeki Akalan mezarlığına götürüldü.

Sık sık slogan atıp yolda ateş yakan kalabalıktan yüzü poşulu bir grup, yol güzergahında bulunan bir etüt merkezine taşlı ve molotoflu saldırıda bulundu. BDP'li görevlilerin devreye girmesiyle birlikte taşkınlığın önüne geçildi. Cenazeye katılan Demirtaş ve Tuncel, mezar başında ağıt yakıp gözyaşı döken ailelere sarılarak tesilli verdi.
 
Cenaze töreninde konuşan Demirtaş,1990'lı yıllara dikkat çekerek şöyle konuştu:
 
HALKIN ÖFKESİNDE BOĞULACAKSINIZ
 
"Mülki idare amirleri 1990'lı yılarda yapılan infazların arkasında hemen terörist diye açıklama yapardı. Ama yıl 2013. Geçti o günler. Bu halka bakacak yüzünüz olmayacak. Bu gençleri infaz edip arkasından hikaye anlatanlar, bu halkı suçlayanlar, asıl suçlu sizsiniz. O kadar insanlığınızı yitirmişsiniz ki, infaz etmekle içiniz soğumamış. Hastaneyi acil servisi basıp, içerdeki insanlara işkence çektiriyorsunuz.

Cenazelerimizi, şehitlerimizi yerde sürüklüyorsunuz. Bu halkın lanetinde boğulacaksınız, bu halkın öfkesinde boğulacaksınız. Ama bunlar islamiyetten de, Peygamberimizden de hiç bir şey öğrenmemişler. Kendine müslümanım diyorlar. İki genci sokağın ortasında infaz edip, yalanlarla, iftiralarla infazı örtmeye çalışıyorlar. Analar ağlamıyor diyenler Gever, Hakkari halkına bir baksınlar. Burada anneler ağlıyor halen, devlet eliyle infaz edilen Kürt gençlerinin anneleri ağlıyor halen.

Böyle barış süreci olmaz. Bunun adı süreç olmaz, barış olmaz. Bu infazların hesabını elbetteki soracağız. Ama hükümet te bunun örteceğini zannetmesin. Eğer hükümet bu infazlara devam ederse, efendim Yüksekova'da teröristler güvenlik güçleriyle çatıştı. 2 kişi öldü yalanına sığınmaya devam ederlerse unutmasınlar Gever halkı. Hakkari halkı ve Kürt halkı bu barış sürecine asla destek vermeyecektir. Bu iki gencin hesabı sorulana kadar elimiz yakanızdadır."
 
Demirtaş, 30 yıldır süren mücadelenin bedelini sadece kürtlerin ödediğini de belirterek, "Acıların en büyükleri annelerimize düştü. Ama unutmayalım ki, bir Agite söz vermişiz, Biz Mazluma söz vermişiz, bir başkan Apo'ya söz vermişiz, şehitlerimize söz vermişiz. Faşizim kendi kanında boğulana kadar, bu topraklarda defolup gidene kadar bu mücadaleye devam edeceğiz. Bunun üstünü örtmeye gücünüz yetmez. Savcılarınızla delilleri karartmaya, polislerinizle dosyayı kapatmaya çalışabilirsiniz. Bu dosya dün netleşti. Sizi beklemiyoruz.

Dün Yüksekova ilçesinde devlet iki genci infaz etmiştir. Bu kadar net. Hakkari Valiliği bu olayın üstünü kapatmak için elinden geleni yapıyor. Görüntü servis ediyor. Bir yandan da 'soruşturma devam ediyor' diyor. Sen zaten hakimin, savcının görevini yapmışsın. Sen vali olarak kendini mahkeme yerine koşmuşsun.

Hükmünü koymuşsun. İki oto ustası iş saatinde sokak ortasında infaz ediliyor ve Valilik 'teröristler çatışma çıkardı' diyor. Burası Ankara'ya uzak olabilir. Ama Gever Hewlere, Kamışlıya, Rojavaya yakındır. Biz birbirimize sahip çıkarız. Bunlar bu infazların üstünü örtsünler. Ama örttükleri kendi kirli yüzlerinden başka bir şey değil. Bu gençleri bugün Kürtdistan topraklarında gönlümüze gömüyoruz. Şehitlerimize verdiğimiz sözü yerine getireceğiz."
 
Cenazden sonra dağılan kalabalığın arasından polisin Toma aracı geçince, yine gerginlik yaşandı. Tazyikli su ve gaz bombalarını kullandığı olayda bir süre devam ettikten sonra sona erdi.
 
TUNCER: "BARIŞ ANCAK HESABI SORULARAK GELİR"
 
Cenaze törenine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Başkanı Sebahat Tuncel de katıldı. Tuncer, katliamı kınadığını belirterek şöyle konuştu: 
 
"Ailemize tüm Kürdistanın şahsının başı sağ olsun dedik. Biraz önce ailelerimiz 'sabır sabır, nereye kadar sabır' diye söylüyordu. Kürt halkı 100 yıldır bu ülkede sabrediyor. Yüzyıldır cenazelerinin başında sabır ediyor. Bu devlet yüzyıldır Kürt halkına zulmediyor. Dilini, kültürünü yasaklayarak zulmediyor. Kim ki, diline sahip çıkıyorsa hemen katlediyorlar.

Devlet aynı devlet. AKP hükümeti bu devleti devir almıştır. Biz biliyoruz ki bu devlet katliamcı bir devlettir. 1915'de tanıyoruz bu devleti. Dersimde tanıyoruz, Maraşta tanıyoruz, Gazi'de tanıyoruz, Roboski'de tanıyoruz. En çok da Gewer'de tanıyoruz, Kürdistan'da tanıyoruz bu devleti. Başbakan her fırsatta diyor ki, yeni bir başlangıç yapıyoruz.

Kürt halkına diyor ki; unutun yeni bir başlangıç yapıyoruz. Çünkü Başbakan bizim unutmamızı isteyerek yeni katliamlara zemin sunuyor. Biz buradan diyoruz ki biz unutmayacağız. Asla ve asla unutmayacağız. Yaptığınız katliamları unutmayacağız, zulmü unutmayacağız, işkenceyi unutmayacağız. Unutmayacağız ki, barış gelir. Barış ancak hesabı sorularak gelir. Şimdi bize diyorlar ki unutun barış olsun. Bu nasıl bir barış olacak.

Bu devlet sadece Kürdistanda değil, Türkiye'de de aynı. Katliamları işleyenlere yeni rütbeler veriyorlar. Hrant Dinkten biliyoruz, Uğur Kaymaz'dan biliyoruz, Roboski'den biliyoruz. Hepsini ödüllendiriyorlar sevgili arkadaşlar. Bize diyorlar ki siz unutun. Aslında yaşadıklarınız gerçek değil.Diyorlar ki aslında onlar teröristti. Hemen de bir görüntü yayınlıyorlar.

Bu sözler de bize yabancı değil. 30 yıldır bu ülkede hakkı için özgürlüğü için mücadale eden herkes terörist.Uğur Kaymaz katlediliğinde de aynısı söylenmişti. Robiski katilamını içinde gerilla olabilir diye halkımızın üzerine bomba yağdırlar. Şimdi iki emekçiyi, iki işçiyi biri arkasında 4 çocuk, diğeri 2 çocuk ve biri de anne karnında. Şimdi Başbakan bunun hesabını nasıl verecek. Eğer gerçekten barış istiyorsan Robiski'de yapmadın bari Yüksekova'da yap. Bu kadar açık bir infazın hesabını ver. Biz HDP olarak bunun hesabını soracağız. Başbakana diyoruz ki bunun hesabını sormazsanız barış olmaz. Kürtlerle ortaklaşma olmaz. Eğer siz hesap sormazsanız halklar hesap sorar."

DHA